Arşiv | Makaleler

oyuncukulakligi

Oyuncu Kulaklığı Alırken Önceliklerimiz Neler Olmalıdır?

Bilgisayar donanımından sonra oyuncuların kafa yorduğu en önemli konulardan biri de oyuncu kulaklıklarıdır.

Kablolu mu olsun
Kablosuz mu
Kablo boyu ne kadar olsun
Bloetooth mu yoksa wireless mı olsun
Mikrofonu olsun mu
7.1 özelliklikli mi olsun
Markası ne olsun
Frekans aralığını ne seçmeliyim
Işıkları yansa daha mı güzel olur

Hatta ve hatta kablosunun örgülü olup olmadığına bile bakıyoruz. Bu seçeneklerin hepsi çok büyük bir zaman kaybına neden oluyor.

Kulaklık alırken öncelikle fiyat aralığını belirlemelisiniz. Tabi ne alırsak alalım yine bu kural geçerli ama iş kulaklığa gelince 50 tl den 5000 Tl ye kadar bulabiliyorsunuz.

Yaptığım inceleme ve deneyimlerime dayanarak şunu söyleyebilirim ki 180 Tl ile 500 TL arasında bütçenizi sarsmadan alacağınız bir kulaklık size her türlü oyun için yetecektir.

Burda dikkat etmeniz gereken en önemli detay kulaklığın kulaklarınızı kaplamasıdır. Eğer kaplıyorsa dışarıdan gelecek sesleri daha iyi yalıtır ve siz sadece oyuna konsantre olursunuz.

Kablolu kablosuz meselesine girecek olursak ve bir e-spor videosu izlediyseniz profesyonel oyuncular kablosuz kulaklıkları pek tercih etmezler. Çünkü uzun kullanımlarda sürekli bir radyasyona maruz kalırlar hemde pil gücü zayıfladıkça kopukluklar olur. Pil gücü %100 iken kulaklıktan %90 verim alıyorsanız pil gücü azaldıkça bu verim düşer.

Kulaklığınızı mikrofonlu yada mikrofonsuz tercih edebilirsiniz unutmayın ki en iyi kulaklığı bile alsanız mikrofonunuz harici bir mikrofondan daha iyi olmayacaktır. Eğer yayıncı değilseniz tavsiyem mikrofonu olan bir kulaklık almanızdır.

Herkes markası çok iyi olan bir kulaklığı olsun ister ama şart değildir. 500 Tl ye alacağınız orta seviye Logitech marka kulaklık yerine Rampage’in en iyi oyuncu kulaklığını alabilirsiniz.

Kulaklıkta son zamanların en tartışılan konularından biri de 7.1 ses özelliği oyunlarda şart mı değil mi?

İnternette biraz araştırma yaptıktan sonra bu linkteki (Rampage R41 REACTOR Siyah 7.1+Noise Cancellation) kulaklığı aldım. Almamdaki sebeplerden en önemlisi indirimde olması ve kendi içinde gürültü engelleme özelliği olmasıydı. Tabi 7.1 olmasını da es geçmiyorum. Aldıktan sonra deneyimledim ki 7.1 oyunlarda size avantaj sağlamıyor. Çünkü her 7 noktadan ses duyuyorsunuz. Yaprak sesi, rüzgar sesi birbirine karışıyor ve özellikte FPS oyunlarında 2-3 kişiyle karşılaştığınızda rakibinizin nereden geldiğini pek anlamıyorsunuz. Tavsiyem bütçenizi 7.1 olmayan kulaklıkda kullanmanızdır.

Frekans aralığı, kaç desibel olacağı, empedans değeri o kadar önemli detaylar değil. Çünkü bu detaylarun içine girerseniz kulaklığınızı seçersiniz sonra empedans değerine bakıp uymadığı için bilgisayarınızın ses kartını değiştirmek zorunda kalabilirsiniz.

Sektör sizin paranızı daha çok harcamanız için daha çok özellik ortaya koyuyor ama siz bilgisayarın başında oyunu açtığınız zaman en iyi kulaklığı da kullansanız aldığınız ses duyduğunuz kadardır. O nedenle Frekans aralığı 8 Hz – 44.000Hz olan bir mikrofona 4000 Tl üstü para vereceğinize 300 Tl ye bir mikrofon alın gerekirse 16 Hz den başlasın frekans aralığı daha mutlu olursunuz.

Konu Makaleler, Teknoloji0 Yorumlar

xbox-one-x

Xbox One X alınır mı?

Xbox One X öncelikle bir oyun konsolu olmasınının yanında internete girebileceğiniz çeşitli uygulamalar indirebileceğiniz bir multimedya cihazı. Örneğin bu konsola Netflix kurabilir oyun dışında 4k film seyredebilirsiniz Tabi TV’niz 4K destekliyorsa.

Cihazın oyun performansı mükemmel denebilir. Gerek Game Pass gerekse Live Gold kullanarak bir çok oyunu deneyimledim. Üst düzey bir bilgisayar mı daha çok zevk verir yoksa xbox one x mi derseniz. Eğer FPS oyunları oynamasaydım ve benim kullandığım dönemde klavye-fare desteği olsaydı gözüm kapalı xbox derdim. Çünkü şuanda üst seviye bir masaüstü bilgisayar kullanıyorum ama 4k oyun konusunda xbox ı özlüyorum.

Xbox çok iyi bir oyun deneyimi sonuyor bunu tartışmamız yersiz fakat arayüz konusunda başarılı değil. Arayüzünde takılmalar oluyor, donanımına rağmen arayüzü yavaş ve geliştirilmesi gerekiyor. Oyunlar arası geçiş bazen çok yorucu oluyor.

Eğer internetiniz yavaşsa oyun indirmek sizin için büyük çile olabilir. Çünkü 4K oyunları indirdiğinizde 90 GB oyun için bir gününüzü harcayabilirsiniz.

Her ay ortalama 60 Tl vererek Game Pass satın alırsanız bir çok oyuna ücretsiz erişebilir deneyimleyebilirsiniz. Tabi bu oyunları gerçek insanlarla oynamak isterseniz almanız gereken bir de Live Gold pakedi var. bu pakedin de fiyatı 60 Tl cihazında (59). Bu paket olmadan online oyun oynayamıyorsunuz. Yani minimum hiç oyun almadan ben bunu tam anlamıyla kullanmak istiyorum dediğinizde aylık 120 Tl harcamanız gerekiyor.

Ücretsiz oyunlar yok mu? Tabiki var onlarıda oynayabilirsiniz ama bu cihazı alıyorsanız aşağıdaki oyunları da oynamanız lazım.

Demem o ki eğer konsolda oyun oynamak olmazsa olmazınızsa almadan önce AVM’lerde test yerleri oluyor. Bir saat iki saat test edin derim.

Bu arada ben cihazı 2018 Haziran’da MediaMarkt’dan 2000 Tl ye almıştım. 2500’e sattım.

Konu Makaleler0 Yorumlar

mobilyaminegol

Mobilyaminegolden.com

Evlenirken en zor süreçlerden birisi ev eşyalarının seçilmesiydi. Beyaz eşya seçimini yaklaşık bir haftada tamamlayıp aldık.  Fakat mobilya konusunda aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İstanbul’da bir çok mağaza gezme fırsatımız oldu. Masko’ya gittik, Demirkapı Mobilyacılar sitesine gittik, adını hatırlamadığım birçok mobilya mağazası gezdik. Aklımıza ve bütçemize uygun bir  mağaza bulamadık. Ürünü beğendik renk seçiminde problem yaşadık, rengi beğendik, kumaş seçiminde problem yaşadık.

En son arkadaşımızın tavsiyesi üzerine 1 Ocak 2018’de  Mobilyaminegolden.com‘un Üsküdar’da bulunan mağazasına gittik.

Mağaza internette satış üzerine kurulu olduğu için mağazanın içerisinde alacağımız ürünler yoktu. Gitmeden önce alacağımız bir kaç ürüne karar vermiştik. Gittiğimiz de de bilgisayar üzerinden yatak odası, yemek odası, koltuk takımı, tv ünitesi, kütük sehpa aldık. Aldığımız ürünlerde koltuk renginden, sandalye rengine, kumaş seçimine kadar her konuda yardımcı olundu. Kumaşlar tek tek gösterildi, renk önerileri yapıldı. Hatta yastıkların rengini bile belirleme fırsatımız oldu. Yastık ve koltukların dikimi sırasında kullanılan ipliğin renklerle uyumlu olmasına bile dikkat edildi.

Aldığımız ürünler yaklaşık bir ay sonra adresimize ücretsiz teslim edildi ve kurulumları yapıldı.

Ödeme konusunda hiç bir aksilik yaşamadık hatta ister peşin ister kartla bir miktar kaparo bıraktıktan sonra ürünleri teslim alınca ödeme yaparsınız denildi.

Ürünlerimiz söylenen tarih aralıklarında teslim edildi. Vardiyalı çalıştığımızdan teslimat konusunda birkaç gün erteleme bile yapıldı.

Bu tarz ürünleri internetten alırken aklımızda her zaman soru işareti vardı ama muhatap olabileceğimiz insanların olması, özellikle mağazada iyi niyetli insanların olması aklımızdaki soru işaretlerini giderdi. Gerçekten ahlaklı ve dürüst insanlarla iş yapmak bizleri mutlu etti.

Siparişi alandan getirip götürenine kadar herkesten Allah razı olsun diyorum.

Eğer sizde almak isterseniz ve içinizde endişeleriniz varsa buraya tıklayarak mağaza ile iletişim kurabilirsiniz.


Konu Makaleler0 Yorumlar

oemlisans

Yeni bilgisayar alırken nelere dikkat etmelisiniz? OEM Lisans?

Bilgisayar alırken düşünülen ilk şeylerden biri işletim sistemi lisanslı mı olsun yoksa freedoss mu?

Bunu düşünürken en son karar verilen şeyde genellikle lisanslı olması yönündedir. Nedense bizler hep mantıklı olduğunu düşündüğümüzden, ya da kolayına kaçmak istediğimizden mantıksız kararlar veririz.

Yaklaşık bir ay önce oyun bilgisayarı almaya karar verdik. Aldığımız ürün piyasadaki aynı özellikteki oyun bilgisayarlarından daha uygun fiyata geldiği için Excalibur E800 serisinden bir masaüstü bilgisayar oldu. Taki ki lisanslı olanı tercih ettik.

 

İki ürün arasındaki fiyat farkı 650 TL. Biz ürünü alırken Windows’u bize CD şeklinde göndereceklerini düşünerek aldık. Aldıktan sonra da bir baktık ki OEM lisans şeklinde geldi.

OEM lisans üreticinin lisansı bilgisayarınızın anakartıyla eşleştirip siz kurduğunuzda sadece o anakarla çalışan bir lisans türü. İlerde bilgisayarı değiştirdiğinizde tekrardan bir lisans almanız gerekecek. Ola ki ana kartınız yandı uğraşır durursunuz. Bunun yerine bilgisayarı freedos olarak alıp lisansınızı da paşalar gibi gidip Windows’tan satın alabilirsiniz.

Bunun dışında ne yapabilirsiniz peki? Direk OEM lisans satın alabilirsiniz. 50 Lira ile 200 Tl arasında fiyatlara bulabilirsiniz. Gönül rahatlığıyla etkinleştirip kullanabilirsiniz.

Başımıza gelen komik bir olayı da anlatmadan geçemeyeceğim.

Bilgisayar geldi açtık Windows’u kurdum. Bir de ne göreyim Windows etkinleştirilmiyor. Casper’ı aradım servise gönderin dediler. Bilgisayarın gelmesini 3 gün beklemişim bir de sıfır cihazı servise mi göndereceğim. Sonra internetten araştırdım ve Microsoft’u arayıp etkinleştirdim.

Şimdiden alacağınız cihazlar hayırlı olsun.

Şu Linkten daha detaylı oem lisansları inceleyebilirsiniz.

 

Konu Makaleler, Teknoloji0 Yorumlar

kimlik

Sınavlarda kimlik mantığı

20 Ocak 2018 tarihine kadar Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin yaptığı tüm açık öğretim sınavlarında normal kimlik ve pasaportun dışında ehliyet, okul kimliği gibi kimliklerde geçerli oluyordu. Bende  kimliğimi ve ehliyetimi normal şartlarda çantamda taşırım. Fakat sınava çanta ile girilmediği için, okul kapısında  da emanete verdiğimde kaybolma ihtimaline karşın kimliği evde bıraktım ve sadece ehliyetimle gittim.

Okulun kapısına gittiğimde sadece kimlik ve pasaport ile girildiğini öğrendim. Sınav yeri ile benim evim arasında gidiş dönüş 2 saatlik bir mesafe vardı. Kimliğimi almaya eve gitsem sınav çoktan bitmiş olacaktı. Okul görevlisiyle görüştüğümde aldığım cevap “burası Türkiye burada her gün bir şeyler değişir açıklamaları okuman lazımdı” oldu. Adam haklıydı. Bende burası Türkiye bir seferlik görmezden gelin dedim ama olmadı tabi.

İşin trajik ve anlamlandıramadığım yanı şu ki sınava gittiğimde yanımda götürdüğüm kimlik benim sınava girmesi gereken kişi olup olmadığımı gösteriyor. Ehliyette devlet tarafından veriliyor, kimlikte, pasaportta. Sınav giriş kağıdındaki resim ve bilgiler ile benim bilgilerim tutuyorsa, sınav görevlisindeki bilgilerle benim bilgilerim eşleşiyorsa, o sınıfa benim adıma sınav kitapçığı gittiyse ehliyetle gitmişim kimlikle gitmişim ne farkediyor?

Ben mikro puntolarla “sınava sadece kimlik ve pasaportla geliniz” uyarısını okumadığımı kabul ediyorum. Ama bu tarz uygulamaları akla ve mantığa aykırı buluyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda düzeltilir ve bizlerin yaşadığı  anlamsız sorunları gelecek neslimiz yaşamaz.

 

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

operator taşıma

Numara taşıma kaç günde bir yapılır?

6 GB’lık internet pakedim yetmediği için tarife arayışlarına geçtim. Türk Telekom’la birkaç defa telefon görüşmesi yaptım istediğim gibi bir tarifeyi bulamayınca da operatörümü değiştirmeye karar verdim.

Turkcell’de 8+2 GB internet 1000 SMS 1000 Dk gibi bir tarife buldum. Adı Turbo Akıllı Ultra Paket 🙂 59 Tl. Tam bana göre bir tarifeydi. Hemen gittim ve taşıma işlemlerini başlattım. Yaptığım en büyük hata buydu. Evde çekip çekmeyeceğini düşünmedim hiç. Numaramın taşındığı 7 Nisan 2017 tarihine kadar da aklımın ucundan geçmedi. Tabi taşındıktan sonra şoklandım. Önceki operatörüm Turk Telekom’la film dahi izlerken şimdi tek diş çekim gücüyle idare etmek zorunda kalacaktım. üstelik LTE yada 3G değil normal 2G..

Evin çeşitli noktalarında internete girmeyi denedim ama giremedim. Yakaladığım en yüksek sinyal gücü 3 diş 3G ydi ama Google ana sayfaya bile giremedim.

Twitter üzerinden sitem ettim çünkü benim hattım yaklaşık 8 yıl önce de Turkcell’di ve yine evde çekmiyordu. 8 yıldır sadece tarifeler değiştirilip güncellenmiş. Sinyal gücünde altyapıda bir değişiklik yok dedim. Adres bilgilerimi istediler sonra da bulunduğunuz bölgede alt yapı çalışmaları devam ediyor mülk sizinse baz istasyonu çalışması yapalım gibi klasik cümleler kurdular.

Ardından tekrar operatörümü değiştirmeye karar verdim ama 3 ay hat değişikliği yapılmıyor diye doğru olmayan bilgilerle karşılaştım. Tekrar Turk Telekom’a gittim ve değişikliğin yapılabileceği bilgisini aldım. Sadece 30 Tl gibi geri gelme ücreti alacaklardı. Buda yeni hat parası gibi birşeydi. Ben evde bırakın internete bağlanmayı telefonla bile konuşamadıktan sonra 30 tl’nin hiç önemi yoktu.

 

Başvurumu 11 nisan tarihinde yaptım 14 Nisan 2017 gece saat 2.40 da operatörüm değişti. Videoda da izleyeceğiniz gibi artık internete girebiliyorum.

Bu arada geçtiğim tarife yine 10 GB internet -bu Turkcell’de 8’di 2 GB 1 yıl hediyeydi.- her yöne 1000 DK, 1000 SMS 12 ay boyunca 39 TL 🙂

Hem daha uygun oldu hemde internetim arttı. Zaten dakikalar ve smsleri kullanmıyorum.

O nedenle operatör değişikliği yapmadan mobil interneti en çok kullanacağınız yerde ve genelde sizin bulunduğunuz ortamlarda hattınız çekiyor mu çekmiyor mu ilk önce bunu araştırın karşılaştırın sonra değiştirin. Diğer türlü çok sıkıntı çeker strese girersiniz. Eğer 3 ay gibi saçmasapan bir sınırlama olsaydı kullanmadığım bir ürüne 177 TL fatura ödemiş olacaktım.

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

kredinotu

Kredi notumu nasıl yükseltirim?

Kredi notum kaç?
Nasıl yükseltirim?
Nerden öğrenirim?
Bu not gerçek mi?
Bankadan bankaya değişir mi?

Bütün bu sorular ve daha fazlası için doğru yerdesiniz.

Kredi notu sizin kullanmış olduğunuz kredili ürünler için ödeme performansınızı, limitlerinizi, riskinizi gösteren bir sistemdir. Tüm finansal geçmişini incelenir değerlendirilir ve ortaya bir not çıkar. Bu değerlendirmeler  Göreceli bir kavramdır tabi size göre değil bankadan bankaya göre değişir.

Kredi puanları 0 ile 1900 puan arasındadır. 1450’nin üzerindeyseniz. Bu iyiye işarettir.

İnternet üzerinden kredi notunu öğrenmenin en kolay yolu Findeks üzerinden sorgulama yapmaktır. Findekste kredi notunuz hesaplanırken belirli bileşenler kullanılır bunları sırasıyla açıklayalım;

  • Kredili ürün ödeme alışkanlıklarınız (%35)

Bu sizin almış olduğunuz kredili ürününüzü gününde ödeyip ödemediğinizi gösterir. Eğer ödemelerinizi günü gününe yapıyorsanız şanslısınız demektir. Aman geciktireyim demeyin. Sonrasında kredi kullanmaya çalıştığınızda gecikmeleriniz dikkate alınır. Askerliğim sırasında kredi kartı ekstremi bir kere gecikmeli ödedim ve aylardır findeks raporlarında çıkıyor. Terslik şu ki siz o borcu ödemiş olsanız bile şube personeli bunu yanlış yorumlayabiliyor ve sanki halen gecikmeliymiş gibi muamele yapabiliyor. O nedenle çok dikkat etmeniz gereken bir durum.

1 günlük gecikmenizle 30 günlük gecikme arasında bir fark bulunmuyor gecikmeye girdiğiniz zaman gecikmedesinizdir. Sürekli gecikmeye girmişseniz de size kredili mevduat ürünü veren kuruluş birkaç defa düşünbilir.

  • Mevcut hesaplarınız ve borç durumunuz (%35)

Ödediğiniz bir kredi, kredi kartı borcu var mı, kart limitiniz dolu mu gibi borç limit tutarlarını gösterir.

Burda dikkat etmeniz gereken en önemli konu şudur. İhtiyacınız olmadığı sürece kredi kartı limitlerinizi doldurmayın. Hatta bir tane sık sık kullandığınız kredi kartınız olsun bir tane de kullanmadığınız ücretsiz kredi kartlarından bulundurun. İkisi farklı bankadan olursa tadından yenmez. Bu sayede örnek veriyorum kartlarınız biner liralıksa birinin limitini tamamen doldurduğunuzda diğerinin limiti açık olacağından riskiniz %50 olacaktır.

Diğer türlü tüm limitlerinizi doldurursanız puanınızda bir düşüş meydana gelir.

  • Yeni kredili ürün açılışı (%11)

Yeni kredi kartı ya da kredi aldıysanız riskinizi artırır puanınızı düşürür

Mevcutta 2 tane kredi kartım vardı. Birisini 2010 yılından beri kullanıyordum, diğerini ise yeni almıştım. Eski kartımı bu visa-mastercard muhabbetine kullanmamaya karar verdim. Yeni kartım geldiğinde biraz yüklendim açıkçası sonrasında baktım ki benim güzelim puanım 1367 ye kadar düşmüş. Not danışmanından öğrendiğim bilgiye göre yeni kartıma bu kadar yüklenmeseydim herhangi bir düşüş olmayacaktı.

O sebeple yeni aldığınız ürünlere çok fazla yüklenmeyin. Her yeni ürün bir risktir.

  • Kredi kullanım yoğunluğu (%10)

Yeni kredi kullanan kişiyle önceden kredi kullanan kişinin puanları aynı oranda etkilenmez. Kredi geçmişine sahip olan kişi daha güvenilir bulunur.

Bu da yukarıda verdiğim yeni kredi kartı ve eski kredi kartı örneğiyle açıklanabilir. Kredi içinde aynı şey geçerlidir. Bazı insanlar kredi çekip erkenden kapattıklarında kredi puanlarının yükseleceklerine inanırlar. Aslında mantıken mümkün değildir. Çünkü burda bakılacak şey sizin ödeme performansınızdır. 24 aylık bir kredi çekip 4 ayda kapatmak yerine 9 aylık bir kredi çekip 9 ayda günü gününe ödeyerek kapatmak ödeme performansınızın ortaya çıkması ve bir ödeme geçmişine sahip olmanız açısından önemlidir.

İhtiyacınız yoksa zaten çekmeyin.

  • Diğer (%9)

Burda da fatura ödemeleriniz gibi diğer finansal işlemleriniz yer alabilir.

Kendi üzerinize ait faturalarınızı zamanında ödemeniz gerekir. Gereksiz yere hesap açmayın. Eskiden tüm para birimlerinden hesap açtığım olurdu. Hepsini kapatın eminim hiç işinize yaramayacak.

Kredi Puanımı Nasıl Yükseltirim

Kredi puanınızı yükseltmenin en kolay yolu birden çok kredili mevduat ürününe sahip olmaktır.

Vadeli vadesiz hesaplarınızın pek etkisi yoktur.

Size gidin kredi çekin faiz ödeyin demiyorum ama ihtiyacınız olmasa bile kredi kartı alın. Yıllık kart aidatlarını dert ediyorsanız ücretsiz kartlardan alın kullanıp kullanmamanız önemli değildir. Bunun yanında kendinize açtırabiliyorsanız bir kredili mevduat hesabı açtırın. Yine kullanmayın yeter ki ürününüz olsun. Bu sayede kendinize bir kredili ürün geçmişi oluşturacaksınız. Hemde kullanmadığınız için riskiniz olmayacak.

Yeni aldığınız ürünlere yüklenmeyin. İhtiyacınız yoksa kredi kartınızdan alışveriş yapmayın.

Yukarıdaki görseli incelerseniz 25 Kasım 2016 tarihinde 1640 puandan yeni kredi kartıma yüklendiğim için puanım birden 1367 puana düştü. Sonrasında yukarıda saydığım işlemleri yaparak yaklaşık 15 gün içerisinde 1672 puana çıkardım.

Kredi puanının yüksek olmasının diğer önemli avantajı kredi kullanmak istediğinizde daha uygun faiz oranlarından yararlanacak olmanızdır.

Bazı bankalar %1,15 varan faiz oranlarında kredi bile kullandırabiliyorlar.

Bankadan bankaya değişir mi?

Evet kredi notunuz her bankadan bankaya değişir benim Mart 2017 kredi puanım findeks üzerinde 1672 iken İş Bankası’nda 1732’ydi. Yani her banka kendi risk puanını oluşturabiliyor ve her bankanın kendi değerlendirme kriteri olabiliyor. O nedenle findeks size fikir verir sadece.

Sorularınız olursa cevaplamaktan zevk duyarım.

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

visa-komisyon

Visa mı olsun Mastercard mı?

Visa ve mastercard aslında bir ödeme sistemidir. Önceleri bizi ilgilendiren kısmından ziyade bankaları ilgilendiriyordu. Bir banka aynı kredi kartı için visa veya mastercard seçeneğini sunabiliyordu. Biz ikisinden birini tercih eder kullanırdık ama artık tercih ederken biraz daha dikkatli olmalıyız.

Geçtiğimiz aylarda X bankanın visa kartıyla AppStore üzerinden uygulama satın aldığımda, ya da yabancı para birimi üzerinden bir alışveriş yaptığımda bana gelen faturadaki tutarla kartımdan çekilen tutar arasında bir miktar fark olduğunu gördüm. Daha önceki alışverişlerimi incelediğimde hepsinde Visa kartımla yaptıklarımdan komisyon alınmıştı. Hatta durumla ilgili AppStore’dan yardım istediğimde bana kendilerinin almadığını belirten bir dönüş yaptılar. Sonrasında inceledim ki visa mastarcarddan daha fazla komisyon alıyor. O nedenle özellikle yabancı firmalardan yaptığım alışverişlerde visa kartımı kullanmamaya başladım.

Mastercardta dönecek olursan bu güne kadar benden herhangi bir komisyon alınmadı ama alınmayacağı anlamına gelmez. Siz yine de faturanız ve kartınızdan çekilen tutarlara dikkat edin.

 

Konu iOS, Makaleler, Teknoloji1 Yorum

ozgurcanphotography

İnstagram’ı geri alamamak

Geçtiğimiz günlerde hobi amaçlı çektiğim fotoğrafları paylaştığım @ozgurcanphotography adlı instagram hesabımın şifresi ve mail adresi değiştirildi. Mail adresime gelen “Instagram’da e-posta adresi değiştirildi” başlıklı postayı açtığımda hesabımın hangi e-postaya yönlendirildiğini ve bu değişikliği ben yapmadıysam mailin içeriğindeki bağlantıya tıklamamı istiyordu.

 

Tıkladım. Tam bir fiyaskoydu. Açılan sayfada üzgünüz tıkladığınız bağlantı bozuk olabilir yazıyordu.

Sonrasında farklı yollar aramaya başladım. İnternette bu bağlantıyı buldum. İnstagram destek sayfası sanırım eskiden form doldurup, kimliğinin resmini gönderip instagramını geri alabiliyormuşsunuz.

Fakat burdan form doldurmaya çalıştığımda beni Facebook’a yönlendirdi. Facebook’dan da buraya. Konuyla ilgili bir şekilde farklı bağlantılardan instagram yetkilileriyle temasa geçtim. Onlarda bu sayfanın linkini verdiler. Tabiki yardımcı olmadılar.

Olayı ben anlatayım. Bu Aleyna Tilki’nin birisi kimliğini kopyalamış ve aynı yöntemle İnstagram’a başvurmuş sonrasında da hesabı ele geçirmiş. Sonra Aleyna Tilki’de hesabını geri almak için aynı yönteme başvurmuş ve almış. Adamlarda bunun önüne geçmek için 9 MArt 2017’de  form olayını tamamen iptal etmişler.

Olan yine hesabı gerçekten ele geçirilen kullanıcılara olmuş. Şimdilerde baktığımda facebook, instagram arasında bizlere mekik dokutan o bağlantıyı da kapatmışlar, ios ve android için nasıl geri alacağına dair bilgilendirme koymuşlar. İşe yarıyor  mu tabiki yaramıyor. Çünkü kişi sizin mail adresinizi değiştirdiğinde yada kullanıcı adınızı değiştirdiğinde burdan geri almak imkansız. Tabi bir de buna hesabı dondurmayı da ekledinde gidin limon yiyin ve sakinleşin diyorum ben.

Yeni bir çözüm bulana kadar geri alamayacağınızı hatırlatmak istiyorum. Boşverin yeni hesap açın yolunuza devam edin..

Bu arada takip et  ozgurcanphotography

Konu Makaleler, Teknoloji0 Yorumlar

network-marketing

Kolay yoldan zengin olmak

Sizde kolay yoldan kandırılmak ister misiniz? O zaman doğru yerdesiniz. 🙂

Yanlış hatırlamıyorsam üniversite 3. sınıfın ikinci dönemindeydim. Hazırlamış olduğum ders notlarını kırtasiyeye bırakıp herkesle paylaştığım için çevrem genişti. Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’de küçük olduğundan herkes tanırdı.

O günlerde de ek gelir elde etme amaçlı bir access point alıp oturmuş olduğum sitede internet satışı yapıyordum. Aylık 10 Tl’ye insanlar sınırsız internet kullanıyorlardı, hem interneti bedavaya getirmiş oluyor hemde öğrencilere faydam oluyordu. Ben kendime ortak bulup yaptığım işi genişletmeyi planlarken tanıdığım ama çok fazla samimiyetimin olmadığı bir arkadaşım yakın bir zamanda çok para getirecek bir işe başlayacağını ve şuan eğitimlerini aldığını paylaştı benimle.

Ne yaptıysam işin ne olduğunu öğrenemedim. Aradan yaklaşık bir aylık süre geçti ve beni aradı. İş işin görüşme yapacaklarını, tarih-saat ve konum paylaşarak orda beni sorumlu biriyle görüştüreceğini söyledi. İş iyice gizem kazanıyordu ve ben gizemli işlerden  pek haz etmezdim. Yine de biraz merak ettiğim biraz da arkadaşın mahçup olmaması için görüşmeye gittim.

Okuldaki öğrencilerden biri, ben ve bahsettiğim arkadaşım vardı. Sorumlu dediği bana bir sunum yaptı ve sistemi baştan aşağı anlattı. Mega Holdings diye bir şirket bahsediyor bana web sitesi satarak sonrasında benimde başkalarına bu siteden satarak -daha doğrusu sisteme sokarak- her kişi üzerinden para alacağımı anlattı. Ferrariler, evler, tatiller havada uçuştu. Hatta kendisinin seneye okula arabayla gideceğinden bile bahsetti. Sonuna kadar dinleyip, her dediğine şaşkınlıkla inanıyormuş gibi yapıp süper süper dedim 🙂 En son da reddettim ve kendi sattığım internetten bahsettim karşımdaki beklemediği bir durumla karşılaştığı için çok şaşırmıştı ama belli etmiyordu.

Bu sistemde birini ikna edemiyorsanız eğer o kişi başıza bela olmuş demektir. Çünkü ikna edemediğin kişi başka bir ortamda ikna olabilecek kişilerin sisteme girmesini engellerdi. Öyle de oldu. Akşamına arkadaşım beni aradı ve görüştüğüm kişinin bana yeterince anlatamadığını daha yetkili biriyle görüştüreceklerini söyledi. Reddettim. Defalarca aradı. En sonunda engelledim.

Sisteme girerken ilk önce  bir liste hazırlıyor ve çevrendeki yakın arkadaşlarını sırasıyla yazıyorsun. En yakınındakileri ikna edemezsen kimseyi ikna edemezsin. Her şey sana bağlı çok çalışırsan çok kazanırsın. Sisteme birilerini dahil edebiliyorsan başarılısındır ama edemiyorsan başarısızsın. O yüzden sistemi suçlayamazsın, dolandırıldım diyemezsin. Çünkü kimse seni dolandırmıyor; unuttun mu sen bir site satın aldın, pahalı yada değil herşey yasaldı. Sonra da ikna oldun ve sisteme girdin. İster çalış ister çalışma çalışma saatlerini kendin seçersin. Başarısız olursan sana başarılı olanları gösterirler -tabi ilk girenleri- sonrada yeterince çalışmıyorsun derler. 🙂

Aradan biraz daha süre geçtikten sonra telefonlarım çalmaya başladı artık herkes birbirini arıyor ve sisteme sokmaya çalışıyordu. Kendine ayakkabı dahi almayan alt komşum 3 yıl abone olmuştu ve güvendiğini söylemişti. Ona üniversite bitti memleketine gittin çevren yok ne yapacaksın dediğimde zenginlik hayalleri dışında başka şey  düşünecek halde değildi.

Sizleri böyle bir sistemin içine çeken inanın sizin arkadaşınız değil düşmanınızdır. Bunu hiçbir zaman unutmayın.

Bu arada sunumu ilk yapan sorumluyu gözlemlediğimde okul biterken hala yürüyordu. Diğer arkadaşımda sistemden dört beş ay sonra çıkmıştı tabi para almadan.

Bir kaç yıl sonra kafede otururken yan masamda bu tarz bir sunumun gerçekleştiğini duydum. Bu sefer mantardan yapılan bir kahveden bahsediyorlardı. Site değilde mantardan yapılmış bir kahveyi satyorlardı. Piramid aynı piramid. Zincir aynı zincir.

Saadet zinciri, titan zinziri!

İşin özü kolay yoldan zengin olmak diye bir şeye inanıyorsan eğer loto toto oynayabilirsin. Konuyla ilgili youtube da Kadir Kirişçi’nin videosu var detaylı olarak anlatmış onu da izleyebilirsin.

Konu Makaleler0 Yorumlar

Netflix ve diğerleri

Yaklaşık 5 aydır kullanmış olduğum online film, dizi ve belgesel izleme imkanı sunan Netflix’i bir değerlendirelim.

Netflix bizlere tv, tablet, pc, telefon gibi bir çok platformdan izleme imkanı sunuyor. Üye olurken temel, standart ve özel olmak üzere 3 tane seçeneği mevcut. Bu 3 seçenek farklı fiyat ve özellikler barındırıyor. Benim kullandığım standart olanı çünkü ülkemiz koşullarında diplerde olan internet hızıyla en karlı seçenek bu.

Öncelikle şuan kampanyalı bir şekilde ilk ay ücretsiz abonelik imkanı sağlıyor. Üye olduğunuzda bir ay boyunca herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Ben ilk üyeliğimi AppStore üzerinden yaptım fakat normalde standart üyelik için netflix 27,99 TL ücret alırken Apple üzerinden abone olduğum için ödeme yaparken komisyon alındı 4 ay 35 lira gibi bir fiyat ödedim. Sonrasında AppStore üzerinden aboneliğimi iptal edip Netflix üzerinden abone oldum. Artık komisyon ödemiyorum. Size de önerim bu şekilde yapmanız.

Paketler üzerinden bir değerlendirme yapmamız gerekirse Temel pakette sadece 1 kullanıcı izlerken aynı zamanda HD olarak izlemeye imkan sunmuyor. O nedenle internet bağlantınız bulunduğunuz bölgede çok zayıfsa ya da bütçeniz buna uygunsa tercih edebilirsiniz. Sonuçta hepimiz 240, 360p’lerde film seyrettik değil mi? Ülkemiz için en uygununun Standart paket olduğuna inanıyorum çünkü hem 2 ekrandan aynı anda izleme imkanı sunuyor tabi bu da demek oluyor ki iki arkadaş ortak alabilir ve ayrı ayrı profil adı oluşturarak yarı yarıya ödeyip bu pakedi tercih edebilirsiniz.

Diğer paket ise 39,99 lira olan Özel paket. Bu pakette 4 ekrandan aynı anda izleyebilirsiniz. Yani bir üyelikle tablet, bilgisayar, tv, telefon üzerinden aynı anda izlemeye imkan sunuyor. Yani 4 kişi birden buna üye olursanız kişi başı aylık 10 Tl ödersiniz. Ama ben iki kişi aynı anda TV’den ya da bilgisayardan izleyebiliyor mu onu test etmedim. Test edersem yazımı güncellerim. 4 kişi üye olduğunuzda 4’ünüzünden bilgisayardan izlemenize imkan veremeyeceğini düşünmeniz gerekecek 🙂

Teknik kısımları bir kenara bıraktığımızda içerik yönünden eğer bu güne kadar çok fazla film izlemediyseniz sizi gerçekten tatmin edecektir. Beni film yönünden tatmin etmedi çünkü çoğu filmi daha önce izlemiştim ve tekrar tekrar aynı filmi seyretmeyi sevmiyorum. Daha önce yabancı dizi tutkunu değildim netflixden sonra boş bulduğum zamanlarda yabancı dizi izliyorum. Sizlere ilk önerim The 100 ve Narcos olacaktır. Gerçekten sürükleyici dizilerde bunları izledikten sonra ülkemizde çekilen dizilerin saçmalıklarını görebilirsiniz. Hatta dizi ve filmleri uygulama içine indirip daha sonra da izleyebilirsiniz.

Bütün bunların yanında dizi ve filmlerin çoğunda alt yazı seçeneği birçok dilde var. Türkçe veya istediğiniz dilde izleyebiliyorsunuz. Bir ay ücretsiz kullanıp deneyin farkı göreceksiniz.

Şimdi sıra geldi karşılaştırma yapmaya ben Netflix dışında diğer ücretli platformları da kullandım isimlerini paylaşmayacağım ama şunu çok rahat söyleyebilirim ki Netflix diğerlerinden çok fazla ilerde. iPhone ve General Mobile’yi karşılaştırdığınızdaki sonuçlarla aynı olacaktır. Tercih meselesi.

Sorularınız olursa memnuniyetle yardımcı olurum şimdilik iyi seyirler. 🙂

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

iPhone 7 alınır mı?

Herkesin aylardır beklediği iPhone 7 manidardır 7 Eylül’de tanıtıldı. Demek ki iPhone 8 için 8 Eylül’ü bekleyebilirsiniz. Tanıtılan yeni modelde muhteşem değişiklikler olmadı. Bariz görünen tek değişiklik suya dayanıklı olması ve renk seçenekleri oldu.

iPhone 7 Plus’ta ise değişiklik suya dayanıklılığın yanında çift kamera oldu. Bunların dışında tamam ben bunu alacağım dedirten bir değişiklik iki telefonda da olmadı.

Şimdi gelelim almalı mıyım kısmına!

Eğer iPhone 4, 5, 5Se gibi telefonlar kullanıyorsanız iPhone 7 alabilirsiniz ama iPhone 6S le aşağı yukarı aynı özellikleri olan telefon için 3800 lira gibi bir rakam vermek doğru mu size kalmış. Bugünlerde iPhone 6S’in sıfırını 2500 TL ye bulmak mümkün. İllede telefonum çok eskidi değiştirmek istiyorum diyorsanız iPhone 7 Plus almalısınız. İşinizi daha çok görecektir çünkü iPhone 7’de söylediğim gibi pek bir değişiklik yok.

Sıra geldi iPhone 6S kullanıcıları ne yapmalı sorusuna!

Bende iPhone 6S kullanıcısı olarak 2016’nın başından beri iPhone 7’yi bekliyordum.  Tanıtımdan sonra anladım ki almaya gerek yok. Simsiyah olan modeli sizin aklınızı çelebilir, gerçekten çok şık duruyor ama Apple’nın kendisi bu modelin hemen çizilebileceğini daha siz almadan  belirti. Renk seçeneğinizi değiştirmenizi tavsiye ediyorum mat daha güzel duruyor.

 

Konu iOS, Makaleler, Teknoloji0 Yorumlar

Translate – Çeviri