Arşiv | Mart, 2016

Askerlik ve Rahatlık

Acemi birliği tamamladıktan sonra Trabzon Jandarma Alay Komutanlığı’ na gittim. Birkaç gün alayda kaldıktan sonra çekiliş yapılarak ilçelere dağıtılacağımızı öğrendim. Vay be dedim her şey adaletli bir şekilde yapılıyor çok iyi.. Çekiliş yapılırken bazılarının sona bırakıldığını görünce kafamda soru işaretleri oluşmaya başladı. Ben normal olarak çekilişi yaptım kenara çekildim. Vakfıkebir İlçe Jandarma Komutanlığı çıkmıştı. Kapının orda hususi bekledim ve normalde önde olması gereken ama sona bırakılan arkadaşların çekilişlerini izlemeye başladım. Komutan elindeki normalde çekilişte olması gereken minik kağıtları havadan masaya atıyor hadi çek oğlum diyordu. Tabi arkadaşlarda son atılan kağıtları masadan alıyor onu bekleyen maceraya doğru yola çıkıyordu. Alan memnun veren memnun. Benim için sorun var mı -yok- öyle yada böyle askerliğimi tamamlayıp gidecektim.

Vakfıkebir Jandarma’yı çektiğime Trabzon’u bilen arkadaşlarım sevinmişti. Ama ben Vakfıkebir Jandarma nasıldır, nasıl değildir hiç bilmiyordum.. Onlar anlattıkça kafamda bazı fikirler oluşuyordu tabi. Özellikle uzun dönem askerlik yapan ve arkadaşları dağıtımda Vakfıkebir’e çıkmış arkadaşlar çok rahat bir yer olduğunu söylüyorlardı. Tabi sivilden gelirken de tüm çevrem inşallah rahat bir yere düşersin diyorlardı.

Böyle olumlu yorumlarla karşılaşınca bende sevinmiştim doğrusu.. Düşünün ki küçücük karakolların olduğu Trabzon’da benim gideceğim yer denize bakıyor, merkeze yakın üstelik içerisinde halı sahası bile vardı.

Akşamına Vakfıkebir İl Jandarma’ya geldim. Askerlerle tanıştım ve sohbet sırasında bana söyledikleri ilk şey “burda kimseye güvenme” olmuştu. Bu cümlenin altındakileri anlamam için iki ay geçmesi gerekiyordu ve öyle de oldu.

Şu rahatlık kısmını anlatayım da bu “kimseye güvenme” mevzusuna diğer konularımda değineceğim. Giriş bölümü için bu kadar bilgi yeterli öyle değil mi?

İşin özü askerlikte RAHATLIK büyük bir sorundur. Bu hem rütbeli hemde rütbesiz personel için geçerlidir. Çünkü rahatlığın olduğu yerde HUZUR olmuyor. Çünkü yapılacak iş olmadığından yada yapılan iş az olduğundan herkes birbiriyle uğraşır ve birbirinin dedikodusunu yapar. Onlar açısından en önemli olan şey rahatlıklarıdır. Biri diğerinden daha rahatsa gözler ona çevrilir ve dedikodu kazanı kaynamaya başlar. Kulisler yapılır, klikler harıl harıl çalışmaya ve yönlendirme yapmaya çalışırlar. Çünkü birileri birilerinden daha rahat olmaya başlamıştır. Aslında ikisi de rahattır ama hep daha rahat olmak isterler.

Askerlikte en çok ağlayan en rahat olandır. Ağlayıp sızlanmayana en zor görevler verilir. Tabi başka bir faktör de şu ki! Ağlayan askere yada rütbeliye görev verilmez. Herkes şikayeti olmayana çok çalışana yüklenir. Nede olsa o işleri yapıyor, sesi soluğu çıkmıyor. Ona söylersem o yapar sıkıntı çıkatmaz gibi bir zihniyet hakimdir. İşte bundan ötürü siz siz olun ne iş hayatınızda nede askerlikte burası RAHAT burada az iş var gibi bir şeyler söyleniyorsa oradan uzak durun. Görevin, sıkıntının en fazla olduğu yerleri tercih edin. Çünkü oralarda insanların başını kaşıyacak vakitleri yoktur, herkesin işi bellidir ve insanlar görevlerini yerine getirdiklerinde gün bitmiş olur. Yorulursunuz ama HUZUR içinde bitirirsiniz.

 

 

 

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

Vefalı Sevgilim

Uzun zaman sana yazmayalı sevgilim. Sen bekledin bekledin bekledin. Bende yazamadım. Belki bilmiyorsun ama hep içimde aşkımı, sevgili yazmak-çizmek vardı. Sen mutlu oluyorsun ya hep ben senin mutlu olduğun şeyleri yapmak istiyorum. Uzun uzun senin yanında olmak, senle gezmek, eğlenmek.. Sen mutluysan bende mutluyum sevgilim..

Üniversite’ye gittim bekledin.. Askere gittim korktun bir şey olacak diye merak ettin bekledin, yılmadın.. Belki benim,belki senin büyük-küçük tartışmalarımız oldu ama yılmadık sevdik sevdik sevgilim.. Şimdiler de üniversitesiydi, askerliğiydi bizim aramıza giren engeller birer birer ortadan kalktı. Hep mutluyduk ama artık daha da mutlu olma zamanı sevgilim. Artık mutluyuz ve daha da mutlu olacağız..

Bu hayat seni bana  beni de sana yazdı sevgilim. Senin aşkın senin sevgin olmasa ben hep boşlukta kalırdım. Sensiz geçen günlerimi düşünüyorum da hep boşluk be sevgilim.. O boşluğu da senden başka doldurabilecek kimse yok …

Sende ki vefa ise kimsede yok sevdiğim.. En mutlu zamanlarımda yanımda olduğun gibi en zor zamanlarımda da yanımda sen oldun. İyi ki o gezi de yanına oturdum ve seni tanıdım. Yoksa bu hayat seni de savururdu beni de sevgilim. Sen beni ve ben seni tuttuktan sonra bize hiçbir şey olmaz sevgilim.  Hayatı yaşayacaksan beraber en güzel şekilde yaşayacağız..

Sen biliyor musun ben senin yalansız dolansız temiz kalbini, boncuk boncuk bakışlarını sevdim en çok.. Gerçekleşen en güzel rüyamsın sen benim sevgilim.. Aynı zamanda en büyük gerçeğimsin.. Sen hep sev çünkü ben seni hep seveceğim..

Yâ Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni
Bir dem bela-yı aşktan etme cüdâ beni

Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın
Geldikçe derdine beter et müptelâ ben

Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim
Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni

Konu içimden gelenler0 Yorumlar


Translate – Çeviri