Etiket Arşivi | chp

Zaman Gazetesi, CHP, Fuat Avni, Umut Oran, Emre Uslu

O kadar karmaşık ve yalanla dolu 2 sene geçiriyoruz. İlk etapta Zekeriyya Öz’e gelmek istiyorum. Buram buram cemaatci kokan Zekeriyya Öz  BBC’ye açıklama yapıyor ve ben cemaatci değilim. Gülen cemaatiyle işim olmaz diyor. Oha diyorum.

İkincisi üniversitedeyken cemaat yurdunda kalan Mesut diye bir arkadaşım vardı. Arada bizi evlerine davet eder bir abileri gelir sohbet ederdi dağılırdık. Bir gün Mesut harıl harıl Zaman Gazetesi üyesi bulmaya çalışıyorken beni de üye yapmaya çalıştı bende şunu söyledim. Kardeşim zaten 1 milyon üyeniz var bırak bikaç kişi eksik kalsın niye bu kadar uğraşıyorsunuz diye sorunca. O zaman anlamadığım şimdi bu olaylardan sonra daha iyi anlayabildiğim cümleyi kurdu.

“Eğer Zaman Gazetesi Türkiye’de en fazla okunan abone olunan gazete olursa dünyanın herhangi bir yerinde oturan kişi Türkiye gündemini öğrenmek için hangi gazeteyi okur?” dedi. Haklıydı. Bu cümle cemaatin bütün amacını ortaya çıkartıyordu. Şuan dünyanın her yerinde seçilmiş hükümete karşı ülkeyi anti demokratikleştiriyor diye kara propaganda yapıyorlar. Bunu Today’s Zaman gibi yurtdışı gazetelerinde ve yayınlarında daha fazla görebilirsiniz.  Heh söylemeden edemeyeceğim bu arkadaş 3. sınıfta iş hayatına başladı bir adliyede katip olarak görev yapıyor.

Üçüncü kısım ise Emre Uslu’nun kullandığı Fuat Avni ve CHP meselesi.  Ben CHP’nin cemaat tarafından bu kadar ele geçirildiğini düşünmüyordum. Sadece CHP’nin Ak Parti’yi bitirmek için cemaate destek verdiğini düşünüyordum. Ama vaziyet öyle değilmiş.  Son çıkan Twitter direkt mesajlarına göre CHP Umut Oran vasıtasıyla Fuat Avni’den direk emir alıyor ve bunları uyguluyor. Dolarlar, milyonlar havalarda uçuruluyor. CHP’nin buna göz yummasının nedeni büyük ihtimalle Baykal’ın da düştüğü seks kasedi tuzağı. Çünkü yazışmalarında 45 tane kasetten bahsediliyor.

Fuat Avni bu görüntülerin Fethullah Gülen’in gizli bilgisayar ekibi tarafından saklandığını ifade ediyor.

Son on yılı hesaba kattığımda şunu söyleyebilirim. Eskiden cemaat ezilen pozisyondaydı saklanarak büyüdü güçlendi iyice devlet kademesinde söz sahibi olmaya başladı. Ak Parti iktidara geldiğinde ise önleri açıldı ve daha da güçlendiler. Sonrasında ise Balyoz ve Ergenekon davalarıyla karşılarında olan herkesi bitirdiler. Girdikleri her kurumda para, rüşvet, tehdit, şantaj ve iktidar gücüyle söz sahibi oldular. İktidar bunu anladığında cemaat artık durdurulamayacak noktaya gelmişti.  Artık bütün mesele Ak Parti hükümetinden ziyade Recep Tayyip Erdoğan’ı bitirme meselesiydi. Çünkü Ak Parti içerisinde de başta İdris Naim Şahin olmak üzere Hakan Şükür gibi cemaate hizmet eden vekiller vardı. Bunları ele geçirmek yönlendirmek kolaydı. Ama ele geçiremedikleri tek kişi Recep Tayyip Erdoğan’dı.

Durum o kadar vahim bir hal almıştı ki. Erdoğan Başbakanken odasına cemaat polisleri tarafından dinleme cihazları bile yerleştirildi. Bunlar tespit edildiğinde ise karşı operasyonlarla başbakanın çevresindeki cemaat ekibi tasfiye edildi. Hatta geçtiğimiz günlerde dinleme cihazlarına başbakanın ofisine yerleştirenler Romanya’da yakalandı. Bunların Türkiye’ye getirilmesiyle birlikte işler iyice çözümlenecektir.

Tam bir devlet içinde devlet doğmak üzereydi öyle ki Milli İstihbarat Teşkilatı’nı karalamak için MİT’in gözetimindeki tırlara cemaatin mensup olduğu savcı asker ve polislerle operasyon yapıldı. MİT CHP ve cemaat tarafından terörist bir faaliyet içerisindeymiş gibi gösterildi. Haberler anında Zaman Gazetesi ve cemaat diğer yayın organları tarafından dünya gündemine taşınmaya çalışıldı.

Buda yetmezmiş gibi MİT’in başındaki isim olan Hakan Fidan Oslo’da PKK ile yapılan çözüm süreci görüşmeleri bahane edilerek ifadeye çağrıldı amaç vatana ihanetten Recep Tayyip Erdoğan’ı gözaltına almaktı. İfadeye çağıran savcı ise Sadrettin Sarıkaya isimli özel yetkili bir savcıydı. Nitekim Hakan Fidan ifadeye gitmeyerek bunların emellerini boşa çıkardı.

Ak Parti, CHP, Cemaat, Fethullah Gülen gündemi bakalım ileride bizlere daha neler gösterecek. Merakla beklenen konu ise 7 Haziran 2015 seçimleri. Bu seçimlerden sonra Ak koyun karakoyun ortaya çıkacaktır.

 

Konu Makaleler, Siyaset0 Yorumlar

Cemaat’in seçim planı deşifre oldu

30 Mart 2014 seçimlerinden önce Ak Parti büyük bir koalisyonla karşı karşıya kaldı. Bu koalisyon içerisinde güçlerini birleştirmiş olan MHP, CHP ve Fethullah Gülen cemaati vardı. Memlekette kendilerini güçlü olarak gördükleri illeri ilçeleri bölüştüler. Nitekim Sözcü gazetesine servis edilen haritalarla hangi illerde hangi partiye verileceği yayınlandı.

Bütün bunların yanında 30 Mart yerel seçimleri Ak Parti için büyük bir zafer oldu. Seçim sonunda MHP, CHP ve cemaat dayanışması oylarını ve belediyelerini arttırmış bir Ak Parti ile karşılaştı.

Oy sayımı sırasında cemaatin haber ajansı olan Cihan Haber Ajansı bütün oy sayımı sürecinde Ak Parti’yi geride göstererek manipülasyon yaptı. Bugün ise saldırıya uğradık, bilgisayarlarımız hacklendi, Anadolu Ajansı’nın verileri doğrudur diye açıklamalar yapıyorlar. Nedeni ise halkın gözünde kaybettikleri itibarı yeniden kazanma gayretidir.

Daha sandıkların %10 bile açılmadan CHP’li adayların Ankara’da, İstanbul’da seçimi kazandıklarını iddaa edip canlı yayına çıkmaları, eğlence yapmaları ise bu manipülasyon iddalarını kesinleştirdi.

Seçim sırasında 17 dakika elektrik kesintisi oldu ve bu kesintinin gerçekleştiği yerler de CHP ve MHP koalisyonu seçimi kazandı. Bu partiler elektrik kesintisini kullanarak ülkenin büyük çoğunluğunda seçimi kaybetmelerinin nedeni buymuş ve kesinti sonucunda oyları çalınmış gibi göstererek itirazlarda bulundular.

Yalova’da Ak Parti’nin bir oyla seçimi kazanmasına başta Ak Parti ve CHP itiraz etti. Sonrasında yapılan sayımda ise CHP’nin adayı seçimi 5 oy farkla kazandı.  İşte cemaatin planı bu tarz illerde deşifre oldu.

Cemaat seçimde oy farkının az olduğu illerde devreye girdi. İlk önce Cihan Haber Ajansı kanalı ile Ak Parti’yi CHP’nin gerisinde bırakan oranlar yansıtıldı. Sonra Ak Parti’nin küçük farklarla kazandığı illerde oy pusulaları değiştirildi.  Cemaatin gizli ve sinsice hazırlanmış ikinci planı buydu. Çünkü cemaat kendi içerisinde bölünmeler yaşıyordu ve bu bölünmeler seçim sonuçlarının netleşmesiyle artış gösterdi.

Seçim sırasında cemaatle diyaloğu olan CHP ve adayları özellikle Kemal Kılıçdaroğlu seçimden sonra cemaatle işbirliği yapmadıklarına dair açıklamalar yaptı. Bugüne baktığımızda gerçeklerin ortaya çıkması herşeyi aydınlattı. Oysa cemaatin kapı kapı dolaşıp CHP için oy dilendiğinin herkes farkındaydı.

Zaman Gazetesi’nde oyumu CHP’ye vereceğim diye açıklama yapan Zaman Gazetesi yazarı Cihan Alpay bugünkü yazısında ise demokrasi sadece seçimden ibaret değildir dedi. Devamında ise basın özgürlüğünden, hak ve özgürlüklerden, kişilik haklarından, yargı bağımsızlığından bahsetti. Yargı bağımsızlığı derken mensubu olduğu cemaatin başında olan Fethullah Gülen’in o hakimleri, savcıları satın alın diye bahsettiği videoları izlememiş olmalı. Yada bu işin içinde aktif görev aldığından bunlardan bahsetme gereği duymuyorlar. Hak hukuktan bahsedenler demekki başta polislik olmak üzere yandaşlarına peşkeş çektikleri sınav sorularını hak hukuktan saymıyor. Tabi onların deyimiyle -içkici, ayyaş birileri mi olsun polis-

 

 

Konu Siyaset0 Yorumlar

Mustafa Sarıgül, CHP ve İstanbul

Büyük kurtarıcı Mustafa Sarıgül.

Bunu yazarken gülüyorum aslında koskoca bir parti sırtını bir adama dayıyor, adamı yukarı mı çekmeye çalışıyor yoksa siyasi arenadan silmeye mi çalışıyor bilemiyorum ama ilerleyen zamanlarda göreceğiz.

Biraz Mustafa Sarıgül’ün İstanbul’a Belediye Başkasını olup olmayacağı konusunda kafa yordum. İmkansızdan öte bir şey. 20 seneye yakındır İstanbul’da yaşayan bir insan olarak düşündüğümde son 6 yıldır İstanbul baştan yaratıldı diyebilirim. Özellikle ulaşım konusunda üst düzey yatırımlar yapıldı. Bütün bunlar Ak Parti döneminde yapıldı. Belediye Başkanı Kadir Topbaş ise bilindiği üzere Ak Parti’nin bir adayı. Şimdi bütün bu yapılanlar sadece ulaşım olarak değerlendirsem bile Kadir Topbaş’ın seçimlerde rahat bir zafer kazanacağını gösteriyor bana. Şahsen bu adam hangi partiden girerse girsin oyum onadır. Benim gibi düşünen binlerce insan olduğuna da eminim. Kadir Topbaş belediyecilik anlayışında bir marka oldu çıktı kenara.

Şimdi diğer taraftan Mustafa Sarıgül’e bakıyorum Şişli’de çok sevilen bir insan olarak lanse ediliyor. Kime göre çok seviliyor, Şişli’ye ne kattı bilmiyorum. Mustafa Sarıgül’ün cenazelere otobüs gönderdiğini ve Şişli’de hiçbir cenazeyi kaçırmadığını duymuştum. Buda halkı seven, halkla içi içe olan bir belediyecilik anlayışına sahip olduğunu gösteriyor. Bunun dışında magazinsel yanının ağır bastığını söyleyebilirim.

CHP’yi işin içine katıp düşündüğümde ilk önce sansasyonel bir operasyonla Baykal’ı gönderdiler. Yerine Kılıçdaroğlu’nu getirip Baykal’ın tayfasının da sesini kıstılar böylece CHP’nin muhafazakar kesime yönelik sert duruşunu yumuşatma yoluna gittiler. Tabi bundan önce yolsuzluk operasyonuyla Baykal Mustafa Sarıgül’ü partiden ihraç ettirmişti.

Bütün bu değişim hareketleriyle birlikte CHP’de yeni bir süreç başladı. Halkın tepkisine baktığımda ise %20’lik kesim zaten hep vardı CHP’de. Yeni oluşumun çok fazla patlama yaptığını göremiyorum ama ilerleme katettiler.  Fakat anlamadığım nokta İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni Mustafa Sarıgül’ün alamayacağını bile bile neden aday gösteriyorlar. Burda iki durum var birincisi CHP’nin içinde Mustafa Sarıgül’ün Genel Başkan olmasını isteyen bir grup var ve bu grubu bakın daha İstanbul’u bile alamamış birini siz nasıl başınıza geçireceksiniz diyecekler ikincisi ise Kılıçdaroğlu’da İstanbul’da Kadir Topbaş’a yenilerek genel başkan oldu. İşte burada kafalar karışıyor.

CHP’ye ya gerçekten Mustafa Sarıgül’ün İstanbul’u alacağını düşünüyor. Yada Sarıgül’ün tamamen üstünü çizmek istiyor.

Konu Siyaset0 Yorumlar


Translate – Çeviri