Arşiv | Makaleler

arda-turan

Arda Turan ve gerçekler

Son zamanlarda gündemle olan bir gerçeği deyinelim istedim. Arda Turan Türkiye’de yetişmiş en önemli futbolcudur. Öyle ki yurtdışında Türkiye diyince insanların aklına ilk Arda Turan gelir.

Hem oynadığı futbol hem de kişiliğiyle kalbimizin en güzel yerinde taht kuran Arda Turan’ın iftiracı bir gazeteciyi benzetmesinden sonra üzerine vekilinden, gazetecisine, yöneticisinden, hırsızına kadar herkes gelmeye başladı. Çünkü Arda Turan söylediği sözün arkasında duran, yeri gelince en kralına sözünü esirgemeden söyleyen, mert, kimseden çekinmeyen, esaslı bir milli değerdir.

Evet Arda Turan bir milli değerdir ve markadır. Bu ülkeye Arda Turan kadar değer katan, ülkenin adını duyuran başka kimi tanıyorsunuz?

Bilal Meşe kim? Adını sanını yalan haberlerle iftiralarla duyurmaya çalışan bir gazeteci parçası!

Saffet Sancaklı kim? Arda Turan’ın üzerinden prim yapmaya çalışan bir milletvekili. Spor hayatı olduğunu ve vekil olduğunu Arda Turan’a laf atarak duyurdu. Bir de saçma sapan muhabbetlere girmesi yok mu! Beni benden aldı.

Bunları Arda Turan’dan önce tanıyan kâle alan yoktu. Şimdi biraz olsun prim yaptılar. Merak etmeyin bir ay sonra yine kimse hatırlamayacak!

Peki Fatih Terim’e ne demeli! Bugün takımın kaptanının arkasında duramayan bir Fatih Terim var piyasada! Dinazor diyoruz biz bunlara! Futboldan ellerini ayaklarını çekmediler halen! Sen Arda Turan gibi bir adamın arkasında duramıyorsan milli takımdan gitmesi gereken sensin Fatih Terim bunu hiçbir zaman unutma.

2016 yılında Arda Turan’a malum gazeteci ve tarafından prim muhabbetine iftira atıldı. Arda Turan’da sadece olanları unutmayacağım dedi ve unutmadı. Zamanı geldi yeri geldi kimseden çekinmeden iftiracı zihniyete attıkları iftiranın hesabını sordu. Aynı zamanda ekledi savunma amaçlı değil bilgilendirme amaçlıdır.

(Savunma amaçlı değil; bilgilendirme amaçlıdır..)#tbt Yarın kalktığınızda muhtemelen haberleri göreceksiniz…Eleştiriler, kınamalar, köşe yazıları, hep beraber birbirlerine destek planları ve devamı…DEMİŞTİM!!! Islıklandıktan sonraki röportajımda olanları unutmayacağım diye (Euro 2016)…Dün ilk defa milli takım uçağında gördüm o şahsiyetlerden birini aylar sonra. Onlar kim mi? Biz ülkemizin formasını terletirken ve sonrasında; yalanla, iftirayla, insanların onuruna laf söyleyerek, ailevi değerlerine dil uzatıp sonra buna gazetecilik diyen kişiler. Merak etmeyin 3-5 kişiler…Tabi alışmışlar bunları yapıp pişkince gezmeye…Neden? Çünkü düzen böyle gazeteciler ya gazetecilik aylar geçince unutuluyor ya…Çocukları, gençleri, kaoslar ve krizle besleyenler; hayalleri başka yerlere taşıyanlar…Yok öyle insanın, karekterine, ailesine değerlerine laf atmak…Unutmayanı da var bunun! Benim futbolculuğumu eleştiren gazetecilere teşekkür etmişliğim vardır haklısınız diye…Çünkü bu meslek olabilir…Ama aileme, değerlerime saldırmak olmaz; gücüm yettiğince de buna izin vermiyeceğim…Dün yaptığım doğru muydu? Bilmem! Evine misafir olup, adam satıp, iftira atıp arkadan iş çeviren olacağıma, yüzüne, bağırarak, saldırarak cevap beklerim…Belki doğru değil ama dürüstçe, onurlu, şerefli bir davranış…Ha cevap aldım mı? YOK! Kıvırmaca…(klasik) Aylarca sayfa doldurdu ama karşımda iki kelime yok. Gerçi yarın konuşurlar, arkamdan! Bu fotoğrafta gördüğünüz çocuk hayatta iyi veya kötü ne yaptıysa bedelini ödedi; öder de..Allah’tan başka kimseden bir şey istemedi, beklemedi.. Hesabı da kimseye vermez…Arda Turan yola çıkarken İYİ FUTBOLCU, STAR, vs. olmak için ÇIKMADI… Şerefli, onurlu bir adam olmak için, ailesine sevdiklerine sahip olmak için ÇIKTI…Her kim şerefime, aileme, onuruma laf etmeye kalkarsa; Allah’ın bana verdikleriyle, gücüm yettiğince karşılığını alır…İyi geceler…

 

Keşke takımın diğer oyuncuları da Arda Turan gibi dik durabilseydi. O zaman kimsenin sesi çıkmazdı. Nitekim çıksa ne olur!

Arda Turan bugün dostunu da düşmanını da daha iyi tanıdı ve insanlar yaptıklarının yanına kar kalmayacağını da öğrenmiş oldu.

Aslında hayatlarını iftira, kaos, pişkinlikle geçirenler karşılarına  Arda Turan gibilerin çıkmasından korktular. Siz siz olun şerefinize, ailenize, hayatınıza laf edenlere karşılığını verin. Sadece biraz cesaret! Birkaç gün sıkıntısını yaşarsınız ömür boyu alkışlanırsınız!

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

operator taşıma

Numara taşıma kaç günde bir yapılır?

6 GB’lık internet pakedim yetmediği için tarife arayışlarına geçtim. Türk Telekom’la birkaç defa telefon görüşmesi yaptım istediğim gibi bir tarifeyi bulamayınca da operatörümü değiştirmeye karar verdim.

Turkcell’de 8+2 GB internet 1000 SMS 1000 Dk gibi bir tarife buldum. Adı Turbo Akıllı Ultra Paket 🙂 59 Tl. Tam bana göre bir tarifeydi. Hemen gittim ve taşıma işlemlerini başlattım. Yaptığım en büyük hata buydu. Evde çekip çekmeyeceğini düşünmedim hiç. Numaramın taşındığı 7 Nisan 2017 tarihine kadar da aklımın ucundan geçmedi. Tabi taşındıktan sonra şoklandım. Önceki operatörüm Turk Telekom’la film dahi izlerken şimdi tek diş çekim gücüyle idare etmek zorunda kalacaktım. üstelik LTE yada 3G değil normal 2G..

Evin çeşitli noktalarında internete girmeyi denedim ama giremedim. Yakaladığım en yüksek sinyal gücü 3 diş 3G ydi ama Google ana sayfaya bile giremedim.

Twitter üzerinden sitem ettim çünkü benim hattım yaklaşık 8 yıl önce de Turkcell’di ve yine evde çekmiyordu. 8 yıldır sadece tarifeler değiştirilip güncellenmiş. Sinyal gücünde altyapıda bir değişiklik yok dedim. Adres bilgilerimi istediler sonra da bulunduğunuz bölgede alt yapı çalışmaları devam ediyor mülk sizinse baz istasyonu çalışması yapalım gibi klasik cümleler kurdular.

Ardından tekrar operatörümü değiştirmeye karar verdim ama 3 ay hat değişikliği yapılmıyor diye doğru olmayan bilgilerle karşılaştım. Tekrar Turk Telekom’a gittim ve değişikliğin yapılabileceği bilgisini aldım. Sadece 30 Tl gibi geri gelme ücreti alacaklardı. Buda yeni hat parası gibi birşeydi. Ben evde bırakın internete bağlanmayı telefonla bile konuşamadıktan sonra 30 tl’nin hiç önemi yoktu.

 

Başvurumu 11 nisan tarihinde yaptım 14 Nisan 2017 gece saat 2.40 da operatörüm değişti. Videoda da izleyeceğiniz gibi artık internete girebiliyorum.

Bu arada geçtiğim tarife yine 10 GB internet -bu Turkcell’de 8’di 2 GB 1 yıl hediyeydi.- her yöne 1000 DK, 1000 SMS 12 ay boyunca 39 TL 🙂

Hem daha uygun oldu hemde internetim arttı. Zaten dakikalar ve smsleri kullanmıyorum.

O nedenle operatör değişikliği yapmadan mobil interneti en çok kullanacağınız yerde ve genelde sizin bulunduğunuz ortamlarda hattınız çekiyor mu çekmiyor mu ilk önce bunu araştırın karşılaştırın sonra değiştirin. Diğer türlü çok sıkıntı çeker strese girersiniz. Eğer 3 ay gibi saçmasapan bir sınırlama olsaydı kullanmadığım bir ürüne 177 TL fatura ödemiş olacaktım.

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

kredinotu

Kredi notumu nasıl yükseltirim?

Kredi notum kaç?
Nasıl yükseltirim?
Nerden öğrenirim?
Bu not gerçek mi?
Bankadan bankaya değişir mi?

Bütün bu sorular ve daha fazlası için doğru yerdesiniz.

Kredi notu sizin kullanmış olduğunuz kredili ürünler için ödeme performansınızı, limitlerinizi, riskinizi gösteren bir sistemdir. Tüm finansal geçmişini incelenir değerlendirilir ve ortaya bir not çıkar. Bu değerlendirmeler  Göreceli bir kavramdır tabi size göre değil bankadan bankaya göre değişir.

Kredi puanları 0 ile 1900 puan arasındadır. 1450’nin üzerindeyseniz. Bu iyiye işarettir.

İnternet üzerinden kredi notunu öğrenmenin en kolay yolu Findeks üzerinden sorgulama yapmaktır. Findekste kredi notunuz hesaplanırken belirli bileşenler kullanılır bunları sırasıyla açıklayalım;

  • Kredili ürün ödeme alışkanlıklarınız (%35)

Bu sizin almış olduğunuz kredili ürününüzü gününde ödeyip ödemediğinizi gösterir. Eğer ödemelerinizi günü gününe yapıyorsanız şanslısınız demektir. Aman geciktireyim demeyin. Sonrasında kredi kullanmaya çalıştığınızda gecikmeleriniz dikkate alınır. Askerliğim sırasında kredi kartı ekstremi bir kere gecikmeli ödedim ve aylardır findeks raporlarında çıkıyor. Terslik şu ki siz o borcu ödemiş olsanız bile şube personeli bunu yanlış yorumlayabiliyor ve sanki halen gecikmeliymiş gibi muamele yapabiliyor. O nedenle çok dikkat etmeniz gereken bir durum.

1 günlük gecikmenizle 30 günlük gecikme arasında bir fark bulunmuyor gecikmeye girdiğiniz zaman gecikmedesinizdir. Sürekli gecikmeye girmişseniz de size kredili mevduat ürünü veren kuruluş birkaç defa düşünbilir.

  • Mevcut hesaplarınız ve borç durumunuz (%35)

Ödediğiniz bir kredi, kredi kartı borcu var mı, kart limitiniz dolu mu gibi borç limit tutarlarını gösterir.

Burda dikkat etmeniz gereken en önemli konu şudur. İhtiyacınız olmadığı sürece kredi kartı limitlerinizi doldurmayın. Hatta bir tane sık sık kullandığınız kredi kartınız olsun bir tane de kullanmadığınız ücretsiz kredi kartlarından bulundurun. İkisi farklı bankadan olursa tadından yenmez. Bu sayede örnek veriyorum kartlarınız biner liralıksa birinin limitini tamamen doldurduğunuzda diğerinin limiti açık olacağından riskiniz %50 olacaktır.

Diğer türlü tüm limitlerinizi doldurursanız puanınızda bir düşüş meydana gelir.

  • Yeni kredili ürün açılışı (%11)

Yeni kredi kartı ya da kredi aldıysanız riskinizi artırır puanınızı düşürür

Mevcutta 2 tane kredi kartım vardı. Birisini 2010 yılından beri kullanıyordum, diğerini ise yeni almıştım. Eski kartımı bu visa-mastercard muhabbetine kullanmamaya karar verdim. Yeni kartım geldiğinde biraz yüklendim açıkçası sonrasında baktım ki benim güzelim puanım 1367 ye kadar düşmüş. Not danışmanından öğrendiğim bilgiye göre yeni kartıma bu kadar yüklenmeseydim herhangi bir düşüş olmayacaktı.

O sebeple yeni aldığınız ürünlere çok fazla yüklenmeyin. Her yeni ürün bir risktir.

  • Kredi kullanım yoğunluğu (%10)

Yeni kredi kullanan kişiyle önceden kredi kullanan kişinin puanları aynı oranda etkilenmez. Kredi geçmişine sahip olan kişi daha güvenilir bulunur.

Bu da yukarıda verdiğim yeni kredi kartı ve eski kredi kartı örneğiyle açıklanabilir. Kredi içinde aynı şey geçerlidir. Bazı insanlar kredi çekip erkenden kapattıklarında kredi puanlarının yükseleceklerine inanırlar. Aslında mantıken mümkün değildir. Çünkü burda bakılacak şey sizin ödeme performansınızdır. 24 aylık bir kredi çekip 4 ayda kapatmak yerine 9 aylık bir kredi çekip 9 ayda günü gününe ödeyerek kapatmak ödeme performansınızın ortaya çıkması ve bir ödeme geçmişine sahip olmanız açısından önemlidir.

İhtiyacınız yoksa zaten çekmeyin.

  • Diğer (%9)

Burda da fatura ödemeleriniz gibi diğer finansal işlemleriniz yer alabilir.

Kendi üzerinize ait faturalarınızı zamanında ödemeniz gerekir. Gereksiz yere hesap açmayın. Eskiden tüm para birimlerinden hesap açtığım olurdu. Hepsini kapatın eminim hiç işinize yaramayacak.

Kredi Puanımı Nasıl Yükseltirim

Kredi puanınızı yükseltmenin en kolay yolu birden çok kredili mevduat ürününe sahip olmaktır.

Vadeli vadesiz hesaplarınızın pek etkisi yoktur.

Size gidin kredi çekin faiz ödeyin demiyorum ama ihtiyacınız olmasa bile kredi kartı alın. Yıllık kart aidatlarını dert ediyorsanız ücretsiz kartlardan alın kullanıp kullanmamanız önemli değildir. Bunun yanında kendinize açtırabiliyorsanız bir kredili mevduat hesabı açtırın. Yine kullanmayın yeter ki ürününüz olsun. Bu sayede kendinize bir kredili ürün geçmişi oluşturacaksınız. Hemde kullanmadığınız için riskiniz olmayacak.

Yeni aldığınız ürünlere yüklenmeyin. İhtiyacınız yoksa kredi kartınızdan alışveriş yapmayın.

Yukarıdaki görseli incelerseniz 25 Kasım 2016 tarihinde 1640 puandan yeni kredi kartıma yüklendiğim için puanım birden 1367 puana düştü. Sonrasında yukarıda saydığım işlemleri yaparak yaklaşık 15 gün içerisinde 1672 puana çıkardım.

Kredi puanının yüksek olmasının diğer önemli avantajı kredi kullanmak istediğinizde daha uygun faiz oranlarından yararlanacak olmanızdır.

Bazı bankalar %1,15 varan faiz oranlarında kredi bile kullandırabiliyorlar.

Bankadan bankaya değişir mi?

Evet kredi notunuz her bankadan bankaya değişir benim Mart 2017 kredi puanım findeks üzerinde 1672 iken İş Bankası’nda 1732’ydi. Yani her banka kendi risk puanını oluşturabiliyor ve her bankanın kendi değerlendirme kriteri olabiliyor. O nedenle findeks size fikir verir sadece.

Sorularınız olursa cevaplamaktan zevk duyarım.

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

visa-komisyon

Visa mı olsun Mastercard mı?

Visa ve mastercard aslında bir ödeme sistemidir. Önceleri bizi ilgilendiren kısmından ziyade bankaları ilgilendiriyordu. Bir banka aynı kredi kartı için visa veya mastercard seçeneğini sunabiliyordu. Biz ikisinden birini tercih eder kullanırdık ama artık tercih ederken biraz daha dikkatli olmalıyız.

Geçtiğimiz aylarda X bankanın visa kartıyla AppStore üzerinden uygulama satın aldığımda, ya da yabancı para birimi üzerinden bir alışveriş yaptığımda bana gelen faturadaki tutarla kartımdan çekilen tutar arasında bir miktar fark olduğunu gördüm. Daha önceki alışverişlerimi incelediğimde hepsinde Visa kartımla yaptıklarımdan komisyon alınmıştı. Hatta durumla ilgili AppStore’dan yardım istediğimde bana kendilerinin almadığını belirten bir dönüş yaptılar. Sonrasında inceledim ki visa mastarcarddan daha fazla komisyon alıyor. O nedenle özellikle yabancı firmalardan yaptığım alışverişlerde visa kartımı kullanmamaya başladım.

Mastercardta dönecek olursan bu güne kadar benden herhangi bir komisyon alınmadı ama alınmayacağı anlamına gelmez. Siz yine de faturanız ve kartınızdan çekilen tutarlara dikkat edin.

 

Konu iOS, Makaleler, Teknoloji1 Yorum

ozgurcanphotography

İnstagram’ı geri alamamak

Geçtiğimiz günlerde hobi amaçlı çektiğim fotoğrafları paylaştığım @ozgurcanphotography adlı instagram hesabımın şifresi ve mail adresi değiştirildi. Mail adresime gelen “Instagram’da e-posta adresi değiştirildi” başlıklı postayı açtığımda hesabımın hangi e-postaya yönlendirildiğini ve bu değişikliği ben yapmadıysam mailin içeriğindeki bağlantıya tıklamamı istiyordu.

 

Tıkladım. Tam bir fiyaskoydu. Açılan sayfada üzgünüz tıkladığınız bağlantı bozuk olabilir yazıyordu.

Sonrasında farklı yollar aramaya başladım. İnternette bu bağlantıyı buldum. İnstagram destek sayfası sanırım eskiden form doldurup, kimliğinin resmini gönderip instagramını geri alabiliyormuşsunuz.

Fakat burdan form doldurmaya çalıştığımda beni Facebook’a yönlendirdi. Facebook’dan da buraya. Konuyla ilgili bir şekilde farklı bağlantılardan instagram yetkilileriyle temasa geçtim. Onlarda bu sayfanın linkini verdiler. Tabiki yardımcı olmadılar.

Olayı ben anlatayım. Bu Aleyna Tilki’nin birisi kimliğini kopyalamış ve aynı yöntemle İnstagram’a başvurmuş sonrasında da hesabı ele geçirmiş. Sonra Aleyna Tilki’de hesabını geri almak için aynı yönteme başvurmuş ve almış. Adamlarda bunun önüne geçmek için 9 MArt 2017’de  form olayını tamamen iptal etmişler.

Olan yine hesabı gerçekten ele geçirilen kullanıcılara olmuş. Şimdilerde baktığımda facebook, instagram arasında bizlere mekik dokutan o bağlantıyı da kapatmışlar, ios ve android için nasıl geri alacağına dair bilgilendirme koymuşlar. İşe yarıyor  mu tabiki yaramıyor. Çünkü kişi sizin mail adresinizi değiştirdiğinde yada kullanıcı adınızı değiştirdiğinde burdan geri almak imkansız. Tabi bir de buna hesabı dondurmayı da ekledinde gidin limon yiyin ve sakinleşin diyorum ben.

Yeni bir çözüm bulana kadar geri alamayacağınızı hatırlatmak istiyorum. Boşverin yeni hesap açın yolunuza devam edin..

Bu arada takip et  ozgurcanphotography

Konu Makaleler, Teknoloji0 Yorumlar

network-marketing

Kolay yoldan zengin olmak

Sizde kolay yoldan kandırılmak ister misiniz? O zaman doğru yerdesiniz. 🙂

Yanlış hatırlamıyorsam üniversite 3. sınıfın ikinci dönemindeydim. Hazırlamış olduğum ders notlarını kırtasiyeye bırakıp herkesle paylaştığım için çevrem genişti. Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’de küçük olduğundan herkes tanırdı.

O günlerde de ek gelir elde etme amaçlı bir access point alıp oturmuş olduğum sitede internet satışı yapıyordum. Aylık 10 Tl’ye insanlar sınırsız internet kullanıyorlardı, hem interneti bedavaya getirmiş oluyor hemde öğrencilere faydam oluyordu. Ben kendime ortak bulup yaptığım işi genişletmeyi planlarken tanıdığım ama çok fazla samimiyetimin olmadığı bir arkadaşım yakın bir zamanda çok para getirecek bir işe başlayacağını ve şuan eğitimlerini aldığını paylaştı benimle.

Ne yaptıysam işin ne olduğunu öğrenemedim. Aradan yaklaşık bir aylık süre geçti ve beni aradı. İş işin görüşme yapacaklarını, tarih-saat ve konum paylaşarak orda beni sorumlu biriyle görüştüreceğini söyledi. İş iyice gizem kazanıyordu ve ben gizemli işlerden  pek haz etmezdim. Yine de biraz merak ettiğim biraz da arkadaşın mahçup olmaması için görüşmeye gittim.

Okuldaki öğrencilerden biri, ben ve bahsettiğim arkadaşım vardı. Sorumlu dediği bana bir sunum yaptı ve sistemi baştan aşağı anlattı. Mega Holdings diye bir şirket bahsediyor bana web sitesi satarak sonrasında benimde başkalarına bu siteden satarak -daha doğrusu sisteme sokarak- her kişi üzerinden para alacağımı anlattı. Ferrariler, evler, tatiller havada uçuştu. Hatta kendisinin seneye okula arabayla gideceğinden bile bahsetti. Sonuna kadar dinleyip, her dediğine şaşkınlıkla inanıyormuş gibi yapıp süper süper dedim 🙂 En son da reddettim ve kendi sattığım internetten bahsettim karşımdaki beklemediği bir durumla karşılaştığı için çok şaşırmıştı ama belli etmiyordu.

Bu sistemde birini ikna edemiyorsanız eğer o kişi başıza bela olmuş demektir. Çünkü ikna edemediğin kişi başka bir ortamda ikna olabilecek kişilerin sisteme girmesini engellerdi. Öyle de oldu. Akşamına arkadaşım beni aradı ve görüştüğüm kişinin bana yeterince anlatamadığını daha yetkili biriyle görüştüreceklerini söyledi. Reddettim. Defalarca aradı. En sonunda engelledim.

Sisteme girerken ilk önce  bir liste hazırlıyor ve çevrendeki yakın arkadaşlarını sırasıyla yazıyorsun. En yakınındakileri ikna edemezsen kimseyi ikna edemezsin. Her şey sana bağlı çok çalışırsan çok kazanırsın. Sisteme birilerini dahil edebiliyorsan başarılısındır ama edemiyorsan başarısızsın. O yüzden sistemi suçlayamazsın, dolandırıldım diyemezsin. Çünkü kimse seni dolandırmıyor; unuttun mu sen bir site satın aldın, pahalı yada değil herşey yasaldı. Sonra da ikna oldun ve sisteme girdin. İster çalış ister çalışma çalışma saatlerini kendin seçersin. Başarısız olursan sana başarılı olanları gösterirler -tabi ilk girenleri- sonrada yeterince çalışmıyorsun derler. 🙂

Aradan biraz daha süre geçtikten sonra telefonlarım çalmaya başladı artık herkes birbirini arıyor ve sisteme sokmaya çalışıyordu. Kendine ayakkabı dahi almayan alt komşum 3 yıl abone olmuştu ve güvendiğini söylemişti. Ona üniversite bitti memleketine gittin çevren yok ne yapacaksın dediğimde zenginlik hayalleri dışında başka şey  düşünecek halde değildi.

Sizleri böyle bir sistemin içine çeken inanın sizin arkadaşınız değil düşmanınızdır. Bunu hiçbir zaman unutmayın.

Bu arada sunumu ilk yapan sorumluyu gözlemlediğimde okul biterken hala yürüyordu. Diğer arkadaşımda sistemden dört beş ay sonra çıkmıştı tabi para almadan.

Bir kaç yıl sonra kafede otururken yan masamda bu tarz bir sunumun gerçekleştiğini duydum. Bu sefer mantardan yapılan bir kahveden bahsediyorlardı. Site değilde mantardan yapılmış bir kahveyi satyorlardı. Piramid aynı piramid. Zincir aynı zincir.

Saadet zinciri, titan zinziri!

İşin özü kolay yoldan zengin olmak diye bir şeye inanıyorsan eğer loto toto oynayabilirsin. Konuyla ilgili youtube da Kadir Kirişçi’nin videosu var detaylı olarak anlatmış onu da izleyebilirsin.

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

Başkanlık sistemine neden karşılar?

Rejim değişiyor! Türkiye batacak! Nereye gidiyoruz! Bir kişi yönetecekmiş bizi! Şeriat gelecek! Adam istediği her şeyi yapacak! Meclisi bile feshedebiliyor!

Başımıza kötü şeyler gelecek! İstemezük!

Bu gibi köksüz yorum ve düşüncelerden kurtulup farklı bir açıdan bakalım.

Her ne kadar kimin nasıl oy vereceği umrumda olmasa da son zamanlarda yaşanan gelişmeler çok ilginç.  Normal şartlarda Türkiye siyasi partilerini, vatandaşlarını ilgilendiren bir konu bu. Sistem değişecek mi değişmeyecek mi? Buna oy vermeye giden vatandaşlar karar verecek. Kendimizi yönetme hakkına sahibiz öyle değil mi? Madem dünyada insanların başına bir çoban gerekiyor o zaman onun kim olacağına karar vermek en doğal hakkımız! Ama gelin görün ki buna bizden önce karar vermeye çalışanlar var. Bunlar bizim hiçbir zaman dostumuz olmadılar.

CHP’nin HDP’nin hayır demesini anlarım. Milli duygularla, Türkiye’nin geleceğini düşünerek hareket etmese MHP’nin de hayır demesini çok iyi anlarım. Çünkü gelecek olan “Başkanlık Sistemi” nde tıpki Amerika’da olduğu gibi parti liderlerinin önemi hiç olmayacak. Şuan ki parlementer sistemde seçim yapıldığında bizler seçileni seçiyoruz yani kimi? AK Parti’nin Genel Başkanı’nın seçmiş olduğu çalışma arkadaşlarını seçiyoruz ya da HDP’nin Almanya’dan Diyarbakır halkını temsil etmesi için ithal ettiği Feleknas Uca gibi isimlere oy veriyoruz. Peki sonra ne oluyor Türkçe bilmeyen, Kürtçeside yeterli olmayan biri Diyarbakır halkını mecliste temsil etmeye çalışıyor. Yani demem o ki başkanlık sisteminde artık bu halk kimi istiyorsa onu seçecek. Artık parti liderlerinin bir anlamı olmayacak. Yani ortada ne Kemal Kılıçdaroğlu kalacak ne eş başkanlar muhabbeti kalacak, ne Devlet Bahçeli kalacak, ne de Binali Yıldırım kalacak.. Hepsi silinip gidecek..

Buna da diyorlar ki ya kötü biri gelirse; -kötü biri gelirse de halk seçmiş olacak, iyi biri gelirsede  halk karar vermiş olacak-. Demem o ki kimse kendi iradesiyle oy veren insanın seçimini eleştirecek hakkı kendinde bulmamalı. Sonra Aysun Kayacı muhabbetine dönersiniz. bkz: dağdaki çoban ile benim oyum bir değil

Farklı bir açıdan bakalım demiştik.

Türkiye içindekilerinin hayır deme sebeplerine yer verdik ve normal değerlendiriyoruz. Peki PKK’ya ne demeli, ya YPG’ye?

Almanya?

Hollanda?

Amerika?

Sırf bu uğurda ülkemizin bakanlarının yapacağı toplantılar engelleniyor.

Kendi içimizdekileri anladıkta bunlar nerden çıktı. Bizi bizden daha mı çok düşünüyorlar?

İşte benim EVET demem için yeterli olan sebepler bunlar! Görmemek için farklı sebepleri olmalı insanın!

Konuyla ilgili diğer değerlendirmemi 23 Mayıs 2015’de yapmıştım geçen onca yıla rağmen yanılmadığımı görmek güzel!

Konsolosluğumuza gitmeye çalışan Bakan Kaya’ya yapılan faşist uygulamalar için resme tıklamanız yeterli

 

Başkanlık Sistemini Neden İstemiyorlar?

 

 

 

 

 

 

Konu Makaleler, Siyaset0 Yorumlar

Netflix ve diğerleri

Yaklaşık 5 aydır kullanmış olduğum online film, dizi ve belgesel izleme imkanı sunan Netflix’i bir değerlendirelim.

Netflix bizlere tv, tablet, pc, telefon gibi bir çok platformdan izleme imkanı sunuyor. Üye olurken temel, standart ve özel olmak üzere 3 tane seçeneği mevcut. Bu 3 seçenek farklı fiyat ve özellikler barındırıyor. Benim kullandığım standart olanı çünkü ülkemiz koşullarında diplerde olan internet hızıyla en karlı seçenek bu.

Öncelikle şuan kampanyalı bir şekilde ilk ay ücretsiz abonelik imkanı sağlıyor. Üye olduğunuzda bir ay boyunca herhangi bir ücret ödemiyorsunuz. Ben ilk üyeliğimi AppStore üzerinden yaptım fakat normalde standart üyelik için netflix 27,99 TL ücret alırken Apple üzerinden abone olduğum için ödeme yaparken komisyon alındı 4 ay 35 lira gibi bir fiyat ödedim. Sonrasında AppStore üzerinden aboneliğimi iptal edip Netflix üzerinden abone oldum. Artık komisyon ödemiyorum. Size de önerim bu şekilde yapmanız.

Paketler üzerinden bir değerlendirme yapmamız gerekirse Temel pakette sadece 1 kullanıcı izlerken aynı zamanda HD olarak izlemeye imkan sunmuyor. O nedenle internet bağlantınız bulunduğunuz bölgede çok zayıfsa ya da bütçeniz buna uygunsa tercih edebilirsiniz. Sonuçta hepimiz 240, 360p’lerde film seyrettik değil mi? Ülkemiz için en uygununun Standart paket olduğuna inanıyorum çünkü hem 2 ekrandan aynı anda izleme imkanı sunuyor tabi bu da demek oluyor ki iki arkadaş ortak alabilir ve ayrı ayrı profil adı oluşturarak yarı yarıya ödeyip bu pakedi tercih edebilirsiniz.

Diğer paket ise 39,99 lira olan Özel paket. Bu pakette 4 ekrandan aynı anda izleyebilirsiniz. Yani bir üyelikle tablet, bilgisayar, tv, telefon üzerinden aynı anda izlemeye imkan sunuyor. Yani 4 kişi birden buna üye olursanız kişi başı aylık 10 Tl ödersiniz. Ama ben iki kişi aynı anda TV’den ya da bilgisayardan izleyebiliyor mu onu test etmedim. Test edersem yazımı güncellerim. 4 kişi üye olduğunuzda 4’ünüzünden bilgisayardan izlemenize imkan veremeyeceğini düşünmeniz gerekecek 🙂

Teknik kısımları bir kenara bıraktığımızda içerik yönünden eğer bu güne kadar çok fazla film izlemediyseniz sizi gerçekten tatmin edecektir. Beni film yönünden tatmin etmedi çünkü çoğu filmi daha önce izlemiştim ve tekrar tekrar aynı filmi seyretmeyi sevmiyorum. Daha önce yabancı dizi tutkunu değildim netflixden sonra boş bulduğum zamanlarda yabancı dizi izliyorum. Sizlere ilk önerim The 100 ve Narcos olacaktır. Gerçekten sürükleyici dizilerde bunları izledikten sonra ülkemizde çekilen dizilerin saçmalıklarını görebilirsiniz. Hatta dizi ve filmleri uygulama içine indirip daha sonra da izleyebilirsiniz.

Bütün bunların yanında dizi ve filmlerin çoğunda alt yazı seçeneği birçok dilde var. Türkçe veya istediğiniz dilde izleyebiliyorsunuz. Bir ay ücretsiz kullanıp deneyin farkı göreceksiniz.

Şimdi sıra geldi karşılaştırma yapmaya ben Netflix dışında diğer ücretli platformları da kullandım isimlerini paylaşmayacağım ama şunu çok rahat söyleyebilirim ki Netflix diğerlerinden çok fazla ilerde. iPhone ve General Mobile’yi karşılaştırdığınızdaki sonuçlarla aynı olacaktır. Tercih meselesi.

Sorularınız olursa memnuniyetle yardımcı olurum şimdilik iyi seyirler. 🙂

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

flo.com.tr üzerinden ayakkabı almak

Geçtiğimiz günlerde FLO web sitesi üzerinden -Seçili Spor Sezon Ürünlerinde 1 Alana 1 Bedava- kampanyası yaptı. Bende bu kampanyanın katılanları arasındayım. Siparişi 20 Şubatta verdim ve 27 Şubatta teslim edildi. Tabi içerisinde almış olduğum diğer ayakkabı yoktu. Ayakkabıyı alıp sepete ekleyip ödeyinceye kadar sorun yok. Ama aldıktan birkaç gün sonra bir e-posta gönderip ürünlerden biri için iade yapacaklarını söylediler.

Yapmış olduğum 269,21 TL alışverişi ikiye bölüp 134,60 lirasını iade ettiler. Buraya kadar sorun yok. Gelen ayakkabının numarası da büyük olduğuiçin mağazadan değişiklik yapmak için bir Pazar günümü ayırdım. (İadeler internet üzerinden değişiklikler mağazadan yapılıyor) İki tane AVM gezdim fakat ayakkabının aynısından bulamadım. Kasadaki görevliye değişikliği nasıl yapacağımı sordum. Bana burdan aynı fiyatta bir ürün ya da fiyat farkını ödeyerek bir ürün alabileceğimi söyledi. Yani 200 liralık bir ürün alırsam 200-134= 66 TL daha ödemem gerekecekti. 

Şimdi bizim kampanya olayı nerde kaldı? Hani ben bir alana bir bedava kampanyasına katılmıştım?

Kampanya yaptık dediniz, temin edemeyeceğiniz ürünü sattınız, temin edemeyip ödediğim tutarın yarısını iade ettiniz. Beni mağazaya yönlendirdiniz mağazada bana bir ayakkabı beğenmemi onun farkını ödeyip almamı istediniz. Ben elimde iki tane ayakkabı olacağını düşünürken size uymuş olsaydım normal mağazada sattığınız fiyat üzerinden sadece bir ayakkabı almış olacaktım. Peki ya kampanya nerede kaldı?

100 müşteriden 50 tanesine böyle yapsanız ve işler sizin istediğiniz gibi yürüse çok güzel kar ediyorsunuz değil mi? Hadi gelin bana burda neden art niyet aramayacağımı sorun. Bravo diyorum çok güzel bir kurgu olmuş.

Bu nedenle bir daha Flo’dan alışveriş yapmayacağım. Olan benim PAZAR günüme oldu.

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

iPhone 7 alınır mı?

Herkesin aylardır beklediği iPhone 7 manidardır 7 Eylül’de tanıtıldı. Demek ki iPhone 8 için 8 Eylül’ü bekleyebilirsiniz. Tanıtılan yeni modelde muhteşem değişiklikler olmadı. Bariz görünen tek değişiklik suya dayanıklı olması ve renk seçenekleri oldu.

iPhone 7 Plus’ta ise değişiklik suya dayanıklılığın yanında çift kamera oldu. Bunların dışında tamam ben bunu alacağım dedirten bir değişiklik iki telefonda da olmadı.

Şimdi gelelim almalı mıyım kısmına!

Eğer iPhone 4, 5, 5Se gibi telefonlar kullanıyorsanız iPhone 7 alabilirsiniz ama iPhone 6S le aşağı yukarı aynı özellikleri olan telefon için 3800 lira gibi bir rakam vermek doğru mu size kalmış. Bugünlerde iPhone 6S’in sıfırını 2500 TL ye bulmak mümkün. İllede telefonum çok eskidi değiştirmek istiyorum diyorsanız iPhone 7 Plus almalısınız. İşinizi daha çok görecektir çünkü iPhone 7’de söylediğim gibi pek bir değişiklik yok.

Sıra geldi iPhone 6S kullanıcıları ne yapmalı sorusuna!

Bende iPhone 6S kullanıcısı olarak 2016’nın başından beri iPhone 7’yi bekliyordum.  Tanıtımdan sonra anladım ki almaya gerek yok. Simsiyah olan modeli sizin aklınızı çelebilir, gerçekten çok şık duruyor ama Apple’nın kendisi bu modelin hemen çizilebileceğini daha siz almadan  belirti. Renk seçeneğinizi değiştirmenizi tavsiye ediyorum mat daha güzel duruyor.

 

Konu iOS, Makaleler, Teknoloji0 Yorumlar

Boyner pişmanlıktır

13 Ağustos 2016 tarihinde Boyner’in web sitesi www.boyner.com.tr ‘ye girdim ve Limon Company’nin birkaç parça ürününü sipariş ettim. Hazır indirim var yararlanalıp bir deneyelim dedim. Demez olaydım. Bugün 24 Ağustos 2016 ve Boyner’den beni sadece siparişiniz iptal edildi diye arıyorlar. Bu kadar büyük bir şirkette stok tutan bir tane eleman yok mu? Neyin satılıp neyin satılmadığını bilmiyor musunuz? Bir de arayıp demezler mi Özgür Bey siparişiniz depomuzda da kalmamış diğer mağazalarımızda da! Size para iadesi yapalım. Şunu söylemek istiyorum mantıken zaten para iadesi yapmanız gerekiyor. Ben siteniz üzerinden yapmış olduğum alışverişleri biten ürünlerden değil stokta olanlardan seçtim. Siz stokta olmayan ürünü bana niye satıyorsunuz?

 

Şimdi bakıyorum 4 parça siparişi bilmem kaç kere böldüler, iptal ettiler, yeniden oluşturdular bilmem ne? Bir iletişimsiz var ama nerde var anlayamadım. Boyner’in web sitesinden ilk alışverişim pişmanlıkla son buldu. Neyse ki aciliyeti olan bir alışveriş değildi.

Konu Makaleler0 Yorumlar

Acemi Birliği – Ne Götürülür? Neler yaşanır? Nasıldır?

Öncelikle kocaman geçmiş olsun arkadaşlar. Ben acemi birliğimi Kastamolu 5. Jandarma Alay Komutanlığı’nda 360-2 kısa dönem olarak  yaptım. Büyük sıkıntılarda yaşadım eğlenceli günlerde. Şimdi sizlere adım adım bunlardan bahsedeceğim ve tecrübelerime binaen dikkat etmeniz gereken noktaları anlatacağım.

Sülüsünüzü diğer adıyla sevk belgenizi aldınız ve orda  sevk başlangıç tarihi vardır bu sizlerin askerliğinizin başladığı tarihtir. O tarihten itibaren askersinizdir ve askerliğin kuralları sizi bağlamaktadır. Bir de sevk bitiş tarihi yazar buda sizin teslim olmanız gereken son tarihtir. Şimdi burda aklınıza takılan iki soru olabilir.

Birincisi  sevk bitiş tarihinden önce gitsem sorun olur mu? İkincisi sevk bitiş tarihinden sonra gitsem ne olur?

Eğer sevk bitiş tarihinden önce giderseniz bazı avantajlara sahip olursunuz. Bunlar; komutanlarınızı ilk siz tanırsınız, ortamı önceden bilir sonradan gelenleri yönlendirirsiniz, bazı ek isteklerinizi kolayca gerçekleştirebilirsiniz, bunun yanında eğer ilk siz teslim olmuşsanız yemin töreninde birliğe ilk katılan asker olma özelliğini taşır ve ödül alırsınız. İkinci kısma gelecek olursak önemli bir işiniz var ve sevk bitiş tarihinizi geçirdiniz böyle bir durumda hiçbir şey olmaz geç gittiğiniz gün kadar fazladan askerlik yaparsınız. Ama benim size tavsiyem sevk başlangıç tarihinde askerliğiniz zaten başlamış olduğunda sevk bitiş tarihine kadar olan zamanın keyfini çıkarın ve tam sevk bitiş tarihinde gidin teslim olun. Ama günün ya erken saatlerinde yada en geç saatinde gidin. Mesai saati 17:00 da biter siz 16:30 da gidin 🙂

Ben erken saatlerde gittim ilk Alay kaydı sonra tabur kaydı sonra bölük kaydı kıyafetlerin aslınması vs vs uğraş uğraş dur. Birde erken gitmenin en önemli avantajı kıyafet konusunda sıkıntı çekmezsiniz. Eğer botunuz, spor ayakkabınız, spor elbiseniz, kamuflajınız size uygun değilse aldıktan hemen sonra değiştirin sonrasında değiştiremezsiniz. Ayakkabı demişken size tavsiyem spor ayakkabınızı yanınızda götürün dikkat etmeniz tek şey beyaz olması, üzerinde çok fazla işaret, amblem ve abartı olmaması gerekiyor. Çünkü askeriyede dağıtılan spor ayakkabı çok vasat ve ayağınızı mahvedebilir.  Yani hiç giymeyin daha iyi.

Evden ne götürmeliyim?

Acemi birliğine götürmeniz gereken en önemli şeyler traş takımı, bol miktarda çorap (çoraplarınızı bambu olarak tercih edin koku yapmaz, rengi siyah olsun ve sporda giymek için beyaz çorap götürün), bol miktarda siyah iç çamaşırı ihmal etmeyin. Atlet almanıza gerek yok sadece kışın yada soğuk iklime sahip bir yere gidiyorsanız sizi sıcak tutacak yünlü şeyler tercih edin. Çünkü yazda olsa sabahın beş buçuğunda sizi bahçeye diktiklerinde üşüyeceksiniz. Termal içlik götürmeyin çünkü termal içlik sadece spor yaparken işe yarar onun dışında siz sabit dururken üşümenizi sağlamaktan başka bir işe yaramaz.

Bu arada mavi desensiz yastık kılıfınızı sakın unutmayın. Hatta iki tane ayrı ayrı götürüp ikisini birden yastığınıza geçirin. Onlarca yıldır değişmemiş yastıkları gördüğünüzde ne demek istediğimi anlayacaksınız. İlk gidenlerden olursanız yine eh işte diyebileceğiniz bir yastığa sahip olabilirsiniz.

Geriye kalan her şeyi, bütün araç gereçleri gittiğiniz birlikteki askeri malzemeciden çok ucuza alabilirsiniz. Hem kaliteli olur hemde boşuna taşımış olmazsınız. Tabi şampuanınızı unutmayın 🙂 Şampuan demişken ben 1. tabur 4. bölükte askerliğimi yaptım. 15 gün duş alamadım. 4. bölükte  5-6 yıldır sıcak su sorunu var ve hala çözülmemiş. 15. günün sonunda 9. bölükte 10 dk duş alabildim. Tabi duş konusunda komutanlar ellerinden geldiği kadar yardımcı oldular. Hatta alay komutanı çocukları duştan sonra bölüklerine yavaş yavaş götürün koşturmayın vücut ısıları artmasın diye telsizden anons geçmişti.

Cep telefonu kısmına gelecek olursak yanıza kesinlikle kamerasız bir cep telefonu ve askercell hat alın. Tabi normal hattınızı da alın denetimlerde askercelli takarsınız rahat edersiniz. Askercell’e gidip 50 lira vermeyin. Kullanmadığınız bir hattınız varsa onu Turkcell’e taşıyın sonra da askercelle geçirin. Telefonu gittiğiniz birlikte askeri malzemeciden de alabilirsiniz fakat şarjı çok az gider. Ben alayın içinde satış yapan Turkcell’den Samsung’un bir telefonunu aldım tabi faturasız bir şekilde 11 gün sonra kaçak diye kapandı ve 5 gün sonra paramı Cem Uzman sayesinde geri aldım. Teşekkür ediyorum.

Kitap götürmeyi sakın ihmal etmeyin özellikle size önerim İskender Pala’nın kitaplarını götürmeniz. Çok seveceksiniz. İhtiyacınız olacak.

Neler yaşanır?

Kıyafetler, kayıt işlemleri tamamlandıktan sonra eğitim süreci başlar eğitim teorik ve pratiktir. Atışları saymazsak bütün olay biraz kondisyon yapmanız ve yemin törenine hazırlanmanızdır.  İyi yürüyorsanız kimse size karışmaz. Ama yürüyemiyorsanız fırçayı gırla yersiniz. Özellikle bölük ve daha üst komutanların yer aldığı eğitimler gergin geçer ve sizi yorarlar. Askerlikte bütün olay üstüne yaranmaktır. Kimse kendine laf gelsin istemez ve bu sebeple bazı durumlarda üstünüze çok gelebilirler aldırmayın, sakinliğinizi koruyun. Kendinizi komutanlarınızın yerine koyun kimse sizin yüzünüzden fırça yemek istemez. Özellikle komutanlarınızın üstlerinin yanında daha tertipli ve düzenli olun.

Size orda en çok yardımıı dokunacaklar arkadaşlarınızdır. Arkadaşlarınızla iyi geçinin.  Komutanlarınızla pek fazla tartışmaya girmeyin unutmayın ki onlar kendilerini hep haklı çıkarırlar, birbirinize 20-30 gün tahammül edecek ve gideceksiniz bunu düşünün rahatlayın.

Bu arada birkaç gün içinde içinizden birini Kıdemi Er olarak seçecekler. Merak etmeyin herhangi bir rütbeniz olmayacak sadece sözde kıdemlisiniz. Yapacağınız iş arkadaşlarınızı toplamak, sorunu olanların sorunlarını çözmeye çalışmak, bölüğü içtimaya hazırlamak ve sıra düzenini sağlamak. Eğer kıdemli er olmak isterseniz fırça yemeye hazırsınız demektir. Çünkü herhangi bir terslikte ilk fırçayı siz yiyeceksiniz ve her şeye siz koşturacaksınız. Bütün bunların yanında bazı ayrıcalıklara da sahip olabilirsiniz. Size kalmış. Benim size tavsiyem hiç bir şeye karışmayın. Size bir şeyi yap diyorlarsa yapın yapma diyorlarsa yapmayın. Sivil hayatla sakın karıştırmayın.

Sağlık 

Geldik dananın kuyruğunun koptuğu yere. 40-50 kişi aynı koğuşta uyuyor, uyanıyorsunuz, kimin nerden geldiğini, hangi hastalıkları, rahatsızlıkları beraberinde getirdiğini hiç bilemezsiniz. Bizim koğuş 45 kişiydi ve şizofreni tedavisi görmüş insanlardan tutunda biri hasta olduğunda bende hastayım diyen bir sürü insan vardı. Bizde böyleyse uzun dönemleri düşünmek bile istemiyorum. Dikkat etmeniz gereken en önemli şey başkalarının suyundan yiyeceğinden kesinlikle yemeyin içmeyin.

Başıma gelen bir olayı anlatayım. Eğitim alanına kantin uzak olduğundan arkadaşın biri benden su istedi verdim içti. Diğer arkadaşta istedi onada verdim, içti. Aradan bir iki gün geçti sağlık kontrolü ve aşı olmaya gittik verdikleri formda “ailenizden ve çevrenizden biri yakın zamanda verem oldu mu” yazıyordu. Benim su verdiğim arkadaşın yediği içtiği bir olan en yakın arkadaşına 2 hafta önce verem teşhisi konulmuş. Al başına belayı. Başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Hastaneye gittik neyse ki sonraki süreçte de ne o arkadaşta ne de bizde böyle bir sorun olmadı. Sakın başkasının kişisel eşyasını kullanmayın, kullandırtmayın.

Askerlik süreciniz boyunca sizin sağlığınız çok önemlidir. Ve aşağıdan yukarıya bütün rütbeli personeli bağlar. Eğer kendinizi iyi hissetmiyorsanız bir şeyi yapmak istemiyorsanız bunu ifade edin. Dile getirmezseniz kimse bilmez ve her işi yaptırırlar size. Siz -kendimi iyi hissetmiyorum- dediğinizde kimse size emir veremez. Zorla bir şey yaptırdığı takdirde cezası ağırdır ve hakkında tutanak tutulur. Acemi birliğinde buna çok dikkat ederler. Size tavsiyem ağrınız varsa kendinizi iyi hissetmiyorsanız hemen revire gidin ve istirahat alın. Sizi korkuturlar istirahat alırsanız usta birliğinizdeki rapor hakkınızdan gider diye ama sakın inanmayın öyle bir şey yok. Ben 3 gün istirahat aldım ve böyle birşey olmadı. Şunu da söyleyeyim rapor alın demiyorum. İstirahat alın yani revirden.

Yemin Töreni

Günlerce uğraştınız, yemin töreni gönü geldi çattı. Heyecan yapmanıza gerek yok. Bol bol ayakta bekleyeceksiniz. Demiştim ya acemiliğin bütün esprisi sizi yemin törenine hazırlamak diye yürüyeceksiniz olup bitecek. Yürürken kendinizi kasmayın adımlarınıza kimse dikkat etmeyecek çünkü aileniz sizi ayaklarınızdan değil yüzlerinizden tanıyacak. O nedenle komutanlarınız dahi ayaklarını aynı atıyorlar mı diye bakmayacaklar. Rahat olun ve yürüyüp sonrasında ailenizin yanına gidin.

Dağıtım izni kullanayım mı?

Ben dağıtım izni kullanmadım. Kullanmadığıma da çok seviniyorum. Askerliği ne kadar çabuk bitirirseniz sizler için o kadar iyi olur. O yüzden hemen gidin ve usta birliğinize teslim olun.

 

 

Konu Makaleler0 Yorumlar

Translate – Çeviri