Kategorize | Makaleler

Askerlik ve Rahatlık

Acemi birliği tamamladıktan sonra Trabzon Jandarma Alay Komutanlığı’ na gittim. Birkaç gün alayda kaldıktan sonra çekiliş yapılarak ilçelere dağıtılacağımızı öğrendim. Vay be dedim her şey adaletli bir şekilde yapılıyor çok iyi.. Çekiliş yapılırken bazılarının sona bırakıldığını görünce kafamda soru işaretleri oluşmaya başladı. Ben normal olarak çekilişi yaptım kenara çekildim. Vakfıkebir İlçe Jandarma Komutanlığı çıkmıştı. Kapının orda hususi bekledim ve normalde önde olması gereken ama sona bırakılan arkadaşların çekilişlerini izlemeye başladım. Komutan elindeki normalde çekilişte olması gereken minik kağıtları havadan masaya atıyor hadi çek oğlum diyordu. Tabi arkadaşlarda son atılan kağıtları masadan alıyor onu bekleyen maceraya doğru yola çıkıyordu. Alan memnun veren memnun. Benim için sorun var mı -yok- öyle yada böyle askerliğimi tamamlayıp gidecektim.

Vakfıkebir Jandarma’yı çektiğime Trabzon’u bilen arkadaşlarım sevinmişti. Ama ben Vakfıkebir Jandarma nasıldır, nasıl değildir hiç bilmiyordum.. Onlar anlattıkça kafamda bazı fikirler oluşuyordu tabi. Özellikle uzun dönem askerlik yapan ve arkadaşları dağıtımda Vakfıkebir’e çıkmış arkadaşlar çok rahat bir yer olduğunu söylüyorlardı. Tabi sivilden gelirken de tüm çevrem inşallah rahat bir yere düşersin diyorlardı.

Böyle olumlu yorumlarla karşılaşınca bende sevinmiştim doğrusu.. Düşünün ki küçücük karakolların olduğu Trabzon’da benim gideceğim yer denize bakıyor, merkeze yakın üstelik içerisinde halı sahası bile vardı.

Akşamına Vakfıkebir İl Jandarma’ya geldim. Askerlerle tanıştım ve sohbet sırasında bana söyledikleri ilk şey “burda kimseye güvenme” olmuştu. Bu cümlenin altındakileri anlamam için iki ay geçmesi gerekiyordu ve öyle de oldu.

Şu rahatlık kısmını anlatayım da bu “kimseye güvenme” mevzusuna diğer konularımda değineceğim. Giriş bölümü için bu kadar bilgi yeterli öyle değil mi?

İşin özü askerlikte RAHATLIK büyük bir sorundur. Bu hem rütbeli hemde rütbesiz personel için geçerlidir. Çünkü rahatlığın olduğu yerde HUZUR olmuyor. Çünkü yapılacak iş olmadığından yada yapılan iş az olduğundan herkes birbiriyle uğraşır ve birbirinin dedikodusunu yapar. Onlar açısından en önemli olan şey rahatlıklarıdır. Biri diğerinden daha rahatsa gözler ona çevrilir ve dedikodu kazanı kaynamaya başlar. Kulisler yapılır, klikler harıl harıl çalışmaya ve yönlendirme yapmaya çalışırlar. Çünkü birileri birilerinden daha rahat olmaya başlamıştır. Aslında ikisi de rahattır ama hep daha rahat olmak isterler.

Askerlikte en çok ağlayan en rahat olandır. Ağlayıp sızlanmayana en zor görevler verilir. Tabi başka bir faktör de şu ki! Ağlayan askere yada rütbeliye görev verilmez. Herkes şikayeti olmayana çok çalışana yüklenir. Nede olsa o işleri yapıyor, sesi soluğu çıkmıyor. Ona söylersem o yapar sıkıntı çıkatmaz gibi bir zihniyet hakimdir. İşte bundan ötürü siz siz olun ne iş hayatınızda nede askerlikte burası RAHAT burada az iş var gibi bir şeyler söyleniyorsa oradan uzak durun. Görevin, sıkıntının en fazla olduğu yerleri tercih edin. Çünkü oralarda insanların başını kaşıyacak vakitleri yoktur, herkesin işi bellidir ve insanlar görevlerini yerine getirdiklerinde gün bitmiş olur. Yorulursunuz ama HUZUR içinde bitirirsiniz.

 

 

 

 

 

Paylaşmak ister misin?

Facebook - Hotmail - Yahoo ile yorumla

yorumlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Translate – Çeviri


Önceki yazıyı okuyun:
Vefalı Sevgilim

Uzun zaman sana yazmayalı sevgilim. Sen bekledin bekledin bekledin. Bende yazamadım. Belki bilmiyorsun ama hep içimde aşkımı, sevgili yazmak-çizmek vardı....

Kapat